posted by on aktif yaşam, koşu, sağlık, spor

No comments

Gezmekten bi oturup yazamadım aylardır. Vicdan azabım had safhada. Bir sürü uzun uzun anlatmaya değer anılar biriktirdim. İnsan kaynakları hakkında yazmaktan sıkıldım. İnsanın asıl kaynağı ben oldum. Veeeeee hamileyim .

Neyse insanlık için küçük fakat benim için dev bir adım olan bu durumu bir kenara bırakıp   size Amsterdam’da gezdiğim ‘ Body World Happiness Project ‘ den bahsetmek istiyorum. Ben gezmelere doyamadım. Türkiye ‘ye de gelmişti ama fırsat bulup gezme imkanım olmadı. Herkes Amsterdam ‘ın Van Gogh, Rijksmuseum  vs. gezmek isterken sporla , aktif yaşamla, sağlık ve mutlulukla kafayı bozmuş ben soluğu Body World Happiness Project te aldım.

Mutlu hissetiğimizde içimizde vücudumuzda ne gibi değişiklikler oluyor sorusunun yanıtlarını görsel alanları gezdikçe öğreniyorsunuz.

Mutlu bir hayat için en önemli gereklilik sağlık ve fiziksel bütünlük. Fakat her sağlıklı olan mutlu veya her hasta olan mutsuz diyemeyiz . Duyarlılığımızın değişimleri bunun en büyük nedenlerinden biri. Hayatımız ile ilgili yaptığımız seçimler ,bizi tatmin eden şeyler , korkularımız vb. durumlar duygularımızın değişmesine sebep olurken mutluluğumuzu da etkiliyor .

Mutluluğun sağlığımız üzerindeki olumlu etkisi tartışmasız bir gerçek. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki mutlu insanların kansere , diyabete, kalp krizine ,depresyona yakalanma oranları mutsuz insanlara nazaran çok çok daha az.

Spor , sağlıklı beslenme, sigara kullanmama , alkolu sınırlama bize sağlığı sağlık da mutluluğu ve mutluluk da dönüp dolaşıp sağlığı getiriyor. Hayattaki en sevdiğim kısır döngü…

Hepinizin bu kısır döngüye girmesi ümidiyle :)

Elif K.

20160630_143328 20160630_142026 20160630_151301 20160630_152435 20160630_145535 20160630_152244 20160630_151943-2 20160630_144544 20160630_143842

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

posted by on Çalışma Hayatı, Eğitim, Kariyer

No comments

Merhaba ;

Dinlemeye, okumaya , düşünmeye, üretmeye devam…

Aşağıdaki linkten Peryön Mart ayı eğitim takvimine ulaşabilir; kendinizi geliştirmek ve fark yaratabilmek için bu eğitimlere katılabilirsiniz.

https://www.peryon.org.tr/index.php/peryon-akademi/egitim-takvimi-2/

Ekran Resmi 2016-03-01 12.31.25Elif K.

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Elif Koray Domestik Sohbetler

Şub
2016
23

posted by on Serbest Kürsü

No comments

Sevgili blogum;

Bu günlerde bu kadar boşken niye yazmıyorsun dediğini duyar gibiyim. Hakkın var doğrusu ama benim de geçerli sebeplerim var bence. Bilirsin beni ,dağıtmak konusunda üstüme yoktur . Önce işten ayrılmamı bahane edip dağıttım sonra da aylaklığıma kadeh kaldırdım. Şimdi mi ? Şimdi bir süreliğine İzmir ‘deyim.

Hava çok güzel burada. Deniz kokusu, güneşe aldanıp açan çiçeklerin kokusuna karışmış.  Sabah erkenden kalkıp bostanlı sahilde koştum. (bkz: intagram; kosar_adim) Çimlere uzandım gözlerimi kapayıp şehrin gürültüsünü dinledim güneşi içime doldururken. Şubat ayı bitmeden kafa dergisinin  son sayısını alıp hatmettim. Gün o kadar uzundu ki hala bir şeyler yapmalıyım derken atlayıp dolmuşa sinemaya gittim. En yakın seans  ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ filmiydi. Merak da ediyordum açıkçası ayrıca tek başına film izlemeyi ve sessizce ağlamayı pek severim bilirsin.

Filmi sevdin mi diye sorarsan Mert Tünay ‘a ait film müziği ki severim Mert’ i dinlemeyi, Cemal Süreya dizeleri serpiştirilmiş bolca ki en sevdiğim şair , mekan seçimleri özellikle Amsterdam’da bot evde balayı kısmı ve Grolsch içmeleri ayrıca ilgi alanımdı. Tuba Ünsal’ ın tarzı tam benlikti. Hem gülümsetti hem de ağlattı ve hafızama tüm sevdiğim kokuları toplattı . E daha ne olsun film benim için amacına ulaştı . Şimdi de oturdum kahvemi içip Mert Tünay dinlerken birazda buraya yazmak geldi içinden…

Neyse işte keyifler yerinde …

Elif K.

 

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Elif Koray Gecenin Tam Üçünde

Şub
2016
09

posted by on Motivasyon, Serbest Kürsü

No comments

‘Bir gül biter içimde tam bildiğim biçimde gecenin tam üçünde…’

Tam da gecenin üçünde uyandım. Sokak lambasının sarı ışığı aydınlatıyordu heryeri. Tüm nesneler seçiliyordu odadaki. Çarşafların deseni, yatağa girmeden önce çıkartılmış çoraplarımın sağa sola fırlatılıp atılmış şekli ve uykunun rengi…

İnsan hep böyle yalnızlıkta sorgular kendini , seçimlerini , geçmişini …

Aklımdan geçenleri sıraya dizmeye çalıştım.  Harf sırasına göre denedim olmadı. Önem sırasına göre denedim hepsi birinciliği almak icin çabaladı. Sonra dedim ki kendime ‘ bırak dünde herşeyi, bu gün oyuna yeni baştan geri dönmeli…

Kahve kokusuyla doldurdum evi.

Şimdi kendime reçete yazmanın tam da vakti …

İnsan önce kendini sevmeli,

Hatalar da yapsa kendini affetmeli,

Yanındakilerin kıymetini bilmeli,

Boşa vakit geçirmemeli , hep üretmeli,

Herşeye  herkese inat gülümsemeli,

Baktım ki reçete bayağı kabaracak, eee!!! Zaten  ben de biliyorum bunların hepsini .

İşte o vakit anladım ki insanoğlu şükretmeli.

Ne kadar mutluyum ki; hep yanımda olmak için can atan köpeğim var, dostlarla doldurabileceğim bir evim , küçük  de olsa bi bahçem var. Bahçemde leylandiler, yasemenler , limon , mandalina ve portakal ağaçlarım . İşsizliğim var, zaman zaman ıssızlığım , sağlığım var, güzel hatalarım var , dualarını eksik etmeyen anam babam var. Artık bırakılması gereken depresyon ilaçlarım var. Takmaya kıyamadığım kolyelerim , atmaya kıyamadığım boş parfüm şişelerim …

Ama en önemlisi akıntıda birbirlerini kaybetmemek adına ellerini uyurken bile bırakmayan su sumarları gibi, ne olursa olsun elimi bırakmayan ve elini bırakmak istemediğim hayat arkadaşım var …

Hayat bana sundukların ve bundan sonra da sunacakların için sana şükrediyorum.

Screenshot_2016-02-09-11-53-23-1

Elif K.

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Elif Koray 30+

Eyl
2015
22

posted by on Motivasyon, Serbest Kürsü

No comments

 

Çok uzun zamandır bloga vakit ayırmadığımın farkındayım . An oluyor insanın eli yazmaya gitmiyor işte .

Geriye dönüp baktığımda şu son 1 yılda şehir değiştirmişim , ev değiştirmişim , iş değiştirmişim , yeni dostlar , yeni alışkanlıklar edinmişim . Çok da boş geçirmemişim yani şu son 1 yılımı .

30+ yaşlar çok iyi geldi bana . Daha bi kadın oldum sanki . Ne istediğimi , ne istemediğimi , hayatımdaki her türlü fazlalıktan kurtulmam gerektiğini , boşa harcanacak kadar zamanın sınırsız olmadığını, ne kadar sağlıklı olduğumu , koşmayı çok sevdiğimi , zaman zaman bencil olmam gerektiğini ve daha bir çok şeyi öğrendim .

Öğrendiklerimi yanıma alarak , bundan sonra öğreneceklerimi -iyi veya kötü- başımla gözümle kabul ederek 30 + serüvenime başlıyorum .

IMG-20150922-WA0008

Elif K.

 

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

posted by on Çalışma Hayatı, Kitaplar-bloglar

3 comments

Volkan Dalyan ‘ın, saatlerce hatta güncelerce uğraşarak hazırladığımız slaytlar konusunda bizlere çok önemli tüyoları var. Volkan Bey ‘in tarafıma gönderdiği bu bilgi kaynağını inceleyince ne kadar büyük hatalar yaptığımı fark edip , keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap. Sadece slayt hazırlamanın ötesinde bloglarda veya herhangi bir sosyal medyada (instagram , facebook vs.) paylaşmak istediğiniz, vurgulamak istediğiniz iletiler için de önemli bilgiler edineceğinizi düşünüyorum. Daha önce neredeydi bu kitap diyebileceğiniz türden ;) Sade, anlaşılır ve renkli …. Teşekkürler Volkan Dalyan.

katilslaytlar.com inceleyebilirsiniz ;)

FullSizeRender

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Elif Koray Koş Bursa !

Oca
2015
09

posted by on Motivasyon

No comments

poster_from_postermywall

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

posted by on Çalışma Hayatı

No comments

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

posted by on Çalışma Hayatı, İk Zirvesi, Kariyer, Kitaplar-bloglar

No comments

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

posted by on Çalışma Hayatı

No comments

Yangın Söndürme Cehennemi

Çılgın olan şey ne biliyor musunuz? Ortalama bir organizasyon zamanının %45-50’sini planlanmamış (ve acil) faaliyetlere harcamakta.

İş Cehennemi

Bu tam bir iş cehennemidir. Ateşler her yandan fırlamakta.  Bir masa aniden patlamakta. Çalışanların saçları alev almakta. Kimse itfaiyecilik için yeterli donanıma sahip değilmiş gibi görünmekte. Bazı çalışanların ufak yangın tüpleri var ama pek bir işe yaramıyor. Baktığım her yerde insanlar yere yığılmış, külle kaplanmış, tamamen yanmış görünmekte.

Bu nasıl oldu?

Bu kattaki insanlar ‘acil yangınları’ söndürüp devamlı  etrafta dolanarak ya da standart iş süreçleri olmadan rastgele iş talepleri üzerinde çalışarak stratejik çalışmadan kaçınmaktalar. Temelde işleri halletmek için her zaman akıl dışı teslim tarihlerine karşı çalışmaktalar ve öncelikler artık çok uzakta kalmış basit, güzel zamanlardan başka bir şey değil.

Sonuçlar

  • Çalışanlar yangın söndürmenin köleleri haline geliyorlar
  • En önemli iş yapılmıyor
  • Önce sesi en yüksek çıkan hissedar istediğini alıyor
  • Yatırım getirmesi azalıyor
  • Kaynaklar iş ile birlikte aşırı dağıtılıyor
  • Herkes hayal kırıklığına uğramış ve herkesin havası kaçmış

Ankete cevap verenlerin %30’u ‘Yangın Söndürme Cehennemi’ni kendi kişisel iş cehennem tipi olarak bildirmiştir.

10 şirketten 9 tanesi, stratejik vizyonlarını uygulamaya koyamadıklarını söylemektedir.

ABD şirketleri işe devamsızlık, geç kalma, tükenmişlik, düşen verimlilik, artan çalışan masrafları ve çalışanların işle ilgili streslerinden kaynaklanan sağlık sigortasından ötürü yılda 200-300 milyar $ kaybetmektedir.

Kaçış Taktikleri

Yangından kurtulmanın birkaç yolu vardır:

1. Temel nedeni anlayın

Yangın tatbikatlarına genelde şunlar sebep olur:

  • Kötü planlama sebepli unutulmuş bağımlılıklar
  • Kaybedilen e-posta talepleri
  • Kısa dönüş süreli meşru son dakika kalemleri

Kilit nokta, önemli yangın tatbikatlarını idare edecek ve diğerleri ortadan kaldıracak kadar hazır ve atik olmaktır.

2. Daha iyi planlama ve koordinasyon

Yangın tatbikatlarınızdan bazılarını şu yollarla ortadan kaldırabilirsiniz:

  • En öndeki bağımlılıkları ve sorumlulukları net şekilde tanımlamak
  • Zaman sürelerinin kaçmasına neden olmamaları için stratejik yangın tatbikatlarına zamanında hazırlanmak
  • Değişim yönetimi ve öncelik verme süreçlerinizi iyileştirmek

3. Daha İyi İletişim

Yangın tatbikatları etkisi etrafındaki iletişiminizi güçlendirmek, daha stratejik olmanızda size yardımcı olabilir.

  • Yangın tatbikatlarının etki beklentilerini idare etmek
  • Mevcut iş yüklerini ve değişim etkilerini anlamak
  • Bunları yangını başlatana ve diğer kilit hissedarlara iletmek

‘Bunu yaparsak, Ali’nin Cuma gününe kadar yetişmesi gereken projesi gecikecek. Siz ve Ali için bu sorun mu?’ diyebilmek, yangın tatbikatları içinden yolunuza bulmanıza ve ekibinizi stratejik çalışmaya devam ettirmeye yardımcı olacaktır.

Stratejinin başarıya ulaşması için akıllı organizasyonlar doğru projesinin seçilmesine ve sonrasında bunların uygulanmasını yakın biçimde takip etmeye odaklanır.

Yöneticilerin stratejik hedefler ve bunlarla birlikte departman hedeflerine odaklandığı organizasyonlarda projelerin %70’i tahmin edilen yatırım getirisini karşılamakta ya da geçmektedir.

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail