Archive for Şubat 2016 | Monthly archive page

E. A. Domestik Sohbetler

Şub
2016
23

posted by on Serbest Kürsü

Sevgili blogum;

Bu günlerde bu kadar boşken niye yazmıyorsun dediğini duyar gibiyim. Hakkın var doğrusu ama benim de geçerli sebeplerim var bence. Bilirsin beni ,dağıtmak konusunda üstüme yoktur . Önce işten ayrılmamı bahane edip dağıttım sonra da aylaklığıma kadeh kaldırdım. Şimdi mi ? Şimdi bir süreliğine İzmir ‘deyim.

Hava çok güzel burada. Deniz kokusu, güneşe aldanıp açan çiçeklerin kokusuna karışmış.  Sabah erkenden kalkıp bostanlı sahilde koştum. (bkz: intagram; kosar_adim) Çimlere uzandım gözlerimi kapayıp şehrin gürültüsünü dinledim güneşi içime doldururken. Şubat ayı bitmeden kafa dergisinin  son sayısını alıp hatmettim. Gün o kadar uzundu ki hala bir şeyler yapmalıyım derken atlayıp dolmuşa sinemaya gittim. En yakın seans  ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ filmiydi. Merak da ediyordum açıkçası ayrıca tek başına film izlemeyi ve sessizce ağlamayı pek severim bilirsin.

Filmi sevdin mi diye sorarsan Mert Tünay ‘a ait film müziği ki severim Mert’ i dinlemeyi, Cemal Süreya dizeleri serpiştirilmiş bolca ki en sevdiğim şair , mekan seçimleri özellikle Amsterdam’da bot evde balayı kısmı ve Grolsch içmeleri ayrıca ilgi alanımdı. Tuba Ünsal’ ın tarzı tam benlikti. Hem gülümsetti hem de ağlattı ve hafızama tüm sevdiğim kokuları toplattı . E daha ne olsun film benim için amacına ulaştı . Şimdi de oturdum kahvemi içip Mert Tünay dinlerken birazda buraya yazmak geldi içinden…

Neyse işte keyifler yerinde …

Elif K.

 

 

E. A. Gecenin Tam Üçünde

Şub
2016
09

posted by on Motivasyon, Serbest Kürsü

‘Bir gül biter içimde tam bildiğim biçimde gecenin tam üçünde…’

Tam da gecenin üçünde uyandım. Sokak lambasının sarı ışığı aydınlatıyordu heryeri. Tüm nesneler seçiliyordu odadaki. Çarşafların deseni, yatağa girmeden önce çıkartılmış çoraplarımın sağa sola fırlatılıp atılmış şekli ve uykunun rengi…

İnsan hep böyle yalnızlıkta sorgular kendini , seçimlerini , geçmişini …

Aklımdan geçenleri sıraya dizmeye çalıştım.  Harf sırasına göre denedim olmadı. Önem sırasına göre denedim hepsi birinciliği almak icin çabaladı. Sonra dedim ki kendime ‘ bırak dünde herşeyi, bu gün oyuna yeni baştan geri dönmeli…

Kahve kokusuyla doldurdum evi.

Şimdi kendime reçete yazmanın tam da vakti …

İnsan önce kendini sevmeli,

Hatalar da yapsa kendini affetmeli,

Yanındakilerin kıymetini bilmeli,

Boşa vakit geçirmemeli , hep üretmeli,

Herşeye  herkese inat gülümsemeli,

Baktım ki reçete bayağı kabaracak, eee!!! Zaten  ben de biliyorum bunların hepsini .

İşte o vakit anladım ki insanoğlu şükretmeli.

Ne kadar mutluyum ki; hep yanımda olmak için can atan köpeğim var, dostlarla doldurabileceğim bir evim , küçük  de olsa bi bahçem var. Bahçemde leylandiler, yasemenler , limon , mandalina ve portakal ağaçlarım . İşsizliğim var, zaman zaman ıssızlığım , sağlığım var, güzel hatalarım var , dualarını eksik etmeyen anam babam var. Artık bırakılması gereken depresyon ilaçlarım var. Takmaya kıyamadığım kolyelerim , atmaya kıyamadığım boş parfüm şişelerim …

Ama en önemlisi akıntıda birbirlerini kaybetmemek adına ellerini uyurken bile bırakmayan su sumarları gibi, ne olursa olsun elimi bırakmayan ve elini bırakmak istemediğim hayat arkadaşım var …

Hayat bana sundukların ve bundan sonra da sunacakların için sana şükrediyorum.

Screenshot_2016-02-09-11-53-23-1

Elif K.