Author Archive

E. A. MİS

Ağu
2013
11

posted by on Serbest Kürsü

Mis…
Hava bir tuhaf.
Hayal kurmaya yönelik bir tutum var havada.
Kaçmaya müsait bir bulutluluk.
Bir balkon olsa şimdi.
Kimsenin seni tanımadığı bir şehirde.
Kahvenin içine konyak kendiliğinden düşse,
kocaman bir hırkanın içinde olsan.
Bir şeyi terk etmiş olsan.
Mesela bir şehri.
Mesela kendini, yüzünü filan mesela.

Ece Temelkuran

 

 

posted by on Motivasyon

“YAŞAMAYA DAİR
(1)

YASAMAK SAKAYA GELMEZ,
BÜYÜK BİR CİDDİYETLE YASAYACAKSIN
BİR SİNCAP GİBİ MESELA,
YANI, YASAMIN DIŞINDA VE ÖTESİNDE HİÇBİR ŞEY BEKLEMEDEN
YANI, BÜTÜN İŞİN GÜCÜN YASAMAK OLACAK.

YAŞAMAYI CİDDİYE ALACAKSIN,
YANI, O DERECEDE, ÖYLESİNE Kİ,
MESELA, KOLLARIN BAĞLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA,
YAHUT, KOCAMAN GÖZLÜKLERİN,
BEYAZ GÖMLEĞİNLE BİR LABORATUARDA
İNSANLAR İÇİN ÖLEBİLECEKSİN,
HEM DE YÜZÜNÜ BİLE GÖRMEDİĞİN İNSANLAR İÇİN,
HEM DE HİÇ KİMSE SENİ BUNA ZORLAMAMIŞKEN,
HEM DE EN GÜZEL,
EN GERÇEK ŞEYİN YASAMAK OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE.

YANI, ÖYLESİNE CİDDİYE ALACAKSIN Kİ YASAMAYI,
YETMİŞİNDE BİLE, MESELA, ZEYTİN DİKECEKSİN,
HEM DE ÖYLE ÇOCUKLARA FALAN KALIR DİYE DEĞİL,
ÖLMEKTEN KORKTUĞUN HALDE ÖLÜME İNANMADIĞIN İÇİN,
YASAMAK, YANİ AĞIR BASTIĞINDAN.
1947

(2)

DİYELİM Kİ, AĞIR AMELİYATLIK HASTAYIZ,
YANI, BEYAZ MASADAN
BİR DAHA KALKMAMAK İHTİMALİ DE VAR
DUYMAMAK MÜMKÜN DEĞİLSE DE BİRAZ ERKEN GİTMENİN KEDERİNİ
BİZ YİNE DE GÜLECEĞİZ ANLATMAN BEKTAŞİ FIKRASINA,
HAVA YAĞMURLU MU, DİYE BAKACAĞIZ PENCEREDEN,
YAHUT DA YİNE SABIRSIZLIKLA BEKLEYECEĞİZ
EN SON AJANS HABERLERİNİ.

DİYELİM Kİ, DÖVÜŞÜLMEYE DEĞER BİR ŞEYLER İÇİN,
DİYELİM Kİ, CEPHEDEYİZ.
DAHA ORDA İLK HÜCUMDA, DAHA O GÜN
YÜZÜKOYUN KAPAKLANIP ÖLMEK DE MÜMKÜN.
TUHAF BİR HINÇLA BİLECEĞİZ BUNU,
FAKAT YİNE DE ÇILDIRASIYA MERAK EDECEĞİZ
BELKİ YILLARCA SÜRECEK OLAN SAVASIN SONUNU

DİYELİM Kİ, HAPİSTEYİZ,
YASIMIZ DA ELLİYE YAKIN,
DAHA DA ON SEKİZ SENE OLSUN AÇILMASINA DEMİR KAPININ.
YİNE DE DIŞARIYLA BERABER YASAYACAĞIZ,
İNSANLARI, HAYVANLARI, KAVGASI VE RÜZGARIYLA
YANI, DUVARIN ARKASINDAKİ DIŞARIYLA.

YANİ, NASIL VE NERDE OLURSAK OLALIM
HİÇ ÖLÜNMEYECEKMİŞ GİBİ YAŞANACAK…
1948

(3)

BU DÜNYA SOĞUYACAK,
YILDIZLARIN ARASINDA BİR YILDIZ,
HEM DE EN UFACIKLARINDAN,
MAVİ KADİFEDE BİR YILDIZ ZERRESİ YANI,
YANI, BU KOSKOCAMAN DÜNYAMIZ.

BU DÜNYA SOĞUYACAK GÜNÜN BİRİNDE,
HATTA BİR BUZ YIĞINI
YAHUT ÖLÜ BİR BULUT GİBİ DE DEĞİL,
BOŞ BİR CEVİZ GİBİ YUVARLANACAK
ZİFİRİ KARANLIKTA UÇSUZ BUCAKSIZ.

ŞİMDİDEN ÇEKİLECEK ACISI BUNUN,
DUYULACAK MAHZUNLUĞU ŞİMDİDEN.
BÖYLESİNE SEVİLECEK BU DÜNYA
“YAŞADIM” DİYEBİLMEN İÇİN…

ŞUBAT 1948

NAZIM HİKMET

posted by on Motivasyon

Bu aralar , arabada , evde , işte en çok dinlediğimiz şarkıyı sizlerle de paylaşıyorum ki pazarınız biraz daha neşelensin ;)

İyi pazarlar

Elif KORAY

posted by on Serbest Kürsü

Kahvaltıdan sonra güzel bir kahvenin tüm evi saran o mis gibi kokusunun  – hele kahve çekirdekleri bu sabah çekilmişse- ve lezzetinin yerini hiç bir şey ile değişemem. Bir de elimde beni sürükleyen bir kitap varsa değmeyin keyfime. Harika bir cumartesi ancak bu kadar güzel başlar ;)

Bugün kitap okurken bir şey farkettim . Okuduğum kitaplarda sevdiğim cümlelerin altını çiziyorum ve bunu yıllardır yapıyorum. Tabi ki de bunu biliçli yapıyorum fakat amacımın ne olduğunu bu gün sorgulamaya başladım.

Okuduğum kitabı ikinci defa okumam için kitabın verdiği mesajı anlamış olamam ya da kitaptan hiç bir şey öğrenememiş olmam gerekiyor ki  zaten okumuş olmak için okuyanlardan hiç değilim.

Eskiden okuduğum kitapların tekrardan sayfalarını şöyle bir karıştırdığımda bazı cümlelerin niye altını çizdiğimi bile anlamadım. O zaman benim için önemli olan bir paragraf şimdi bana ne kadar da yabancıydı…

Belki sevdiğim güzel deyişleri dostlarla paylaşmak içindir?! Ama böyle bir durumda kitabı paylaşmayı yeğlerim.

Neyse bilicimin akışını sizlerle paylaşmak yerine bugün okuduğum kitaptaki altını çizdiğim yeri sizlerle paylaşayım ki amacına ulaşsın;

” Kendini dünyanın en değersiz yaratığı gibi hissettiğinde bile kendini iyi hissetmeye çalış. Bütün olumsuz düşünceleri silip at ve ruhunu ve bedenini Yüce Ana’nın ellerine bırak ; kendini dansa , suskunluğa ya da oğluna okula götürmek ,yemek yapmak,evi derleyip toplamak gibi sıradan, gündelik etkinliklere teslim et. Eğer zihin yaşadığın ana odaklanmışsa herşey tapınmadır.

Hiç kimseyi hiç birşeye ikna etmeye çalışma. Bir şeyi bilmediğinde ya sor ya da git öğren. Ama birşey yaparken sessiz akan ırmak gibi  ol ve kendini daha büyük güce aç. İnan! sadece yapabileceğine inan.

……

“Olumlu düşünmek” gerektiğine inanan ve kendi kendilerine durmadan sevildiklerini , güçlü ve yetenekli olduklarını söyleyen insanlar gibi olma. Böyle yapmaya ihtiyacın yok, çünkü öyle olduğunu zaten biliyorsun. Bundan kuşkuya düşersen – ki bence gelişmenin bu sevresinde sık sık olur- önerdiğim gibi yap. Sandığından daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine , sadece gül. Kaygılarına ve güvensizlerine gül. Endişelerine alaycı bir gözle bak.İlk başta zor gelebilir, ama yavaş yavaş alışırsın.”

“portobello cadısı”

Muhteşem cumartesiler!

Elif KORAY

 

 

posted by on Çalışma Hayatı

untitledMezun olan arkadaşlar okulu bitirmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamaya çalışırken diğer taraftan da iş bulma telaşına girdiler bile. Çok sayıda yeni mezun arkadaşın özgeçmişleri ile mailbox’ımda karşılaşıyorum. Kimisi akıl danışıyor , kimisi yardım istiyor. İşinizi kolaylaştıracak bir web sitesi ile sizleri tanıştırmak isterim :www.careerjet.com.tr

CareerJet, tüm kariyer sitelerinin iş ilanlarını tek bir çatı altında sizlere sunmaktadır. Böylelikle  tek tek kariyer sitesi dolaşıp, üye formu ve CV doldurmakla zaman kaybetmenize gerek kalmayacak, ayrıca iphne, ipad ve android uygulamalarımız da olduğu için her yerden iş araması yapabileceksiniz.

Biraz daha ayrıntıya girmek gerekirse;

Careerjet, sizlere iş aramayı daha hızlı ve kolay hale getirmek için geliştirilmiş iş arama motorudur. İnternette yer alan firmalar, iş bulma kurumları ve iş arama sitelerinde yayınlanan tüm güncel iş ilanlarına tek noktadan erişim imkanı sunarak, tek tek site dolaşmaktansa sade, reklamsız ve işlevsel ara yüz tasarımı ile Türkiye’de yayınlanan tüm iş ilanlarına daha kolay ulaşılmanızı sağlayacaktır. İş ilanları Careerjet tarafından barındırılmadığından kullanıcılar iş ilanının verildiği adrese yönlendirilmektedirler.
Global iş arama motoru Careerjet 90 ülkenin üzerinde 28 dilde hizmet vermektedir.

Sadece iş arayanlar değil  işverenler de üye olup iş ilanı verebilirler.

İş arayan herkese en kısa sürede severek çalışabilecekleri işi bulmaları dileğiyle …

Elif KORAY

 

posted by on Serbest Kürsü

Yaz sıcakları , miskinlik zamanları…

Havaların ısınması, gezi olayları, yaz düğünleri, kumsal düşleri derken arayı açmayı bırakın yeni bir sayfa açacak kadar boşladım kendimi ve bloğu.

İş hayatım aynı hızıyla devem ediyor. Mülakatlar için sık sık şehir dışına çıkıyorum. Farklı şehirlere gideceğim zaman hangi şehirde olacağımı blogtan sizlere duyuruyor olurum . O şehirde olanlar  görüşmek ve sohbet etmek isterlerse , seve seve işlerimi bitirdikten buluşuruz diye düşünüyorum. Tabi isterseniz!

pazarın şarkısı da bu olsun ;

Elif Koray

 

posted by on Çalışma Hayatı

“Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek ve zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak ve yalan söylememek için bana yardım et.
Eğer bana para verirsen mutluluğumu alma ve eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimi çıkarma.
Eğer başarı verirsen alçak gönüllüğü çıkarma, eğer bana alçak gönüllüğü verirsen saygınlığımı çıkarma.
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et.
Benim düşüncelerime katılmıyor diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak, onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.
Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana.
Başarılı olduğum zaman sarhoşluğuma izin verme ne de başarısız olursam olayım, umutsuzluğa düşmeme izin verme. Daha ziyade, başarısızlığı başarının öncesindeki bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla.
Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana.
Eğer paradan yoksun bırakırsan, bana umudu bırak ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan, başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana .
Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bana bırak.
Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücünü ver bana.
Eğer ben seni unutursam sen beni unutma.”
“Mahatma Gandhi”
Elif Koray

posted by on Serbest Kürsü

” ürkek bir serçe gibi eğme başını.
kaldır başını ve dimdik dur.
bu senin değil, ülkemin ayıbı.
hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk. “
 Nazım Hikmet


download

 

 

 

 

 

Elif KORAY

 

posted by on Serbest Kürsü

“Ben dünyaya geldiğim genetik yapıyla yaşamımı oluşturan tüm deneyimlerin bir toplamıyım.

Bu deneyimlerimin bazıları iyi , bazıları kötü , ama hepsi benimdi.

Şu anda , olmayı hakettiğim kişiyim.

Yaşamım , konumum ve çevreme olan etkim , yaptığım seçimlerin bir yansımasıdır.

Eğer tümüyle olabileceğim kişi değilsem , bu , daha yükseğe ulaşmayı seçmediğim içindir.

Değiştiremeyeceğim geçmişte yaşamamaya ya da garantileyemeyeceğim geleceği bekleyerek zaman yitirmemeye ve – tüm sahip olduğum şey olan – ŞİMDİ’nin gerçekliğinde yaşamaya kararlıyım.

Her şeyi beceremeyebilirim , ama bazı şeyleri yapabilirim.

Elbette herşeyi iyi yapamayabilirim , ama bazı şeyleri pekala iyi becerebilirim.

Kazanacağımı garanti edemem , ama şunun için söz verebilirim :

Kaybetmenin yaşamımda bir alışkanlık haline gelmesine izin vermeyeceğim ve eğer kaybedersem , bu , yürekliliğimi kaybetmek anlamına gelmeyecek.

Böylece yaşamı dimdik ve yüreklilikle karşılayacak , onu tüm benliğimle duyumsayacak , büyük düşünecek ve tüm varlığımla çabalayacağım.

Başaracaklarım belki insanlık tarihinin yönünü değiştirmeyecek , ama girişimlerim kendi yazgımı değiştirecek.

Kendimi bu sözü gerçeğe dönüştürmeye adıyorum.”

“John COMPERE”

ELİF KORAY

E. A. İnci Taneleri

Oca
2013
13

posted by on Serbest Kürsü

 Gündüzün, geceye nöbetini devretmek için hazırlandığı vakitlerde güneşin kızıl direnişi yarı açık demir kapıdan içeriye doğru adımını atarken kadın güneşi takip ederek apartmana girdi. Apartmanın içi ardına kadar açılan kapıyla güneşi ve kadını içeri buyur etti.  Kadın, zarif el hareketleriyle sağ elindeki siyah tül eldiveni çıkarıp cebine yerleştirdi. Siyah elbisesinin kolundan görünen incecik beyaz bir goncaya benzeyen eli yine zarif bir şekilde çantasının içinde gezindi. Anahtar şıngırtılarıyla beyaz gonca, kapı ile birlikte açıldı.

 

Koridora vuran güneşin akisleri kadının gözlerini kısmasına sebep oldu. Çantasını yere bıraktı. Ayakkabılarını öylece koridorda çıkarıp sağ taraftaki odaya _yatak odasına _ girdi. Bembeyaz olan oda camdan süzülen kızıllıkla sıcak bir renge bezenmişti. İçerdeki tüm eşyalar en ince ayrıntılarına kadar görünüyordu, sanki güneş tüm eşyaların içlerine kadar girmişti. Odanın iki duvarında ki çerçevesiz iki büyük boy aynası, ne tarafa dönse insanın kendinle yüzleşmesine sebep oluyordu. Aynalardan birinin sağ ve sol tarafına çakılmış çiviler kolyelerin kendilerini asma sebebiydi. Birbirine denk dört duvar olan odanın kalan iki duvarından birine karyola yaslanmış diğerine de gardırop dayanmıştı. Odadaki her şey beyazdı bir tek duvardaki kolyeler renk veriyordu odaya,  bir de ara sıra renkli olanlarla değiştirilen çarşaflar.

 

Kadın yatağın aynadan kendi görebileceği kısmına sanki yatakta iz bırakmaktan korkarcasına usulca oturdu. Aynada kendine baktı, baktı, baktı… Camdan içeriye giren güneşin son kızıllığını yakaladı. Kumral ipek saçlarına toka diye taktı. Hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi. Gülümsemeyi tuttu yüzünde ve kırışıklıklarını saydı. Yüzüne değen saçlarını yemyeşil gölde sessizce süzülen kuğulara benzer zarafetle kulağının arkasına aldı. Kulağındaki inci küpelere ilişti gözleri aynada, sever gibi usulca dokundu onlara, gözlerinden düşen inci tanelerini hemen bir mendilin içine topladı.

 

İnci küpeler ve mendile düşen inci taneleri ona bir şey hatırlatmış olacak ki aniden oturduğu yerden fırladı, koridorda çıkardığı ayakkabılarını geçirdi ayağına, çantasını bile almadan kapıdan koşarak çıktı. Yanında evler de koştu onunla, sokaktaki köpekler, çocuklar, ağaçlar da… Aynadaki yüzü, gülümsemesi, yüzündeki izler, güneşin kızıllığı, kulağındaki küpeler ve avucundaki mendile topladığı inci taneleri de koştular. Tüm eski dostları, aşkları, yanlışları ve yaşayamadıkları da peşi sıra takip ettiler onu.  Rengi, nefesi, sesi ilmek atmaya çalıştı hayata. – Baştan defolu başlamışsa bir kere, tekrar söküp örmek nafile-

Ani bir fren sesi … kulağından fırlayan inci tanesi …. Güneşin aya kendini teslim edişi…

Elif  KORAY