E. A. Bu Gün Kendin İçin Ne Yaptın?

Oca
2012
23

posted by on Serbest Kürsü

Günlük koşuşturmacalar, toplantılar, fazla mesailer, uzayan iş yemekleri ve her gün artan e-posta trafiği hayatımızın bir parçası haline geldi. Tüm bunların üzerimizde yarattığı streste cabası. Biten bir günün ardından geriye dönüp baktığımızda kendimiz için acaba ne kadar vakit ayırıyoruzu bir az düşünmekte fayda var. Tüm hayatımız işimizden ibaret olduysa bence bir yerlerde yanlış yapıyoruz demektir. İş hayatındaki profesyonellere sadece kendilerine için ayırdıkları zamanları varsa bize anlatmalarını istedik. Hayriye Şekeroğlu bizi kırmayıp yazdı. Hep birlikte Hayriye Hanım’ın kaleminden okuyalım hikayesini:

 Hayriye Şekeroğlu (Ziraat Mühendisi)

Tam 2 senelik bisiklet kullanıcısı :D

İnsanlar doğumlarından itibaren bir koşuşturmacanın içinde buluyor kendi ve hemen adapte oluveriyor bu telaşeye. Öncelikle adım atmaya yürümeye koşmaya başlıyorsun. Her işte hep bunu tekrarlıyorsun. Eğitim hayatına başlıyorsun. Önce harfleri sonra sözcükleri sonra da cümleleri öğreniyor ve başlıyorsun sınav telaşlarına…Tam bitti eğitimimin en son aşamasındayım diyorsun haydiii yine başa dönüyorsun…Bu seferde biraz maceralı biraz meşakatli bi şekilde iş hayatına başlıyorsun. Artık pekiştirme zamanı… O zamana kadar öğrendiğin her şeyi deneyimlemeye başlıyorsun..Bu seferde rakipler, hedefler, kısa zaman içinde yetiştirmen gereken bir sürü işler.. Farkında mısınız hayat akıyor….Yaşın geliyor 30-35 e. Bir gün diyorsun ki..Ben ne yapıyorum. Nedir bu tekdüzelik…Kendin için bir şeyler  yapmaya ve buna vakit yaratmaya başlamışsan şanslılar sınıfındansın. Değilsen eyvahhh zaman geçiyor ve akışın içinde yok oluyorum sınıfından … Veee ben… Hayatımı artık ikiye ayırıyorum. Bisiklet kullanmadan önce ve bisiklet kullanmaya başladıktan sonra. Hiç özenmediğim, önceleri dikkatimi hiç çekmeyen bisikletle tamda bugün tanıştık iki sene evvel. Daha öncesinde hiç tecrübe edinmediğim bir bisikletim vardı artık. Bir doğum günü hediyesi olarak aldığım..Ne şanslıyım ki Antalya gibi bisiklet kullanmaya çok müsait bir şehirde yaşıyorum.. İşin komik tarafı bisiklet kullanmasını bilmiyordum. İlk bisiklet kullanmaya başladığımda minicik minicik denemeler yapıyordum kendi başıma sabahın erken saatlerinde ve akşam saatlerinde. Nerden aklıma gelirdi ki o heyecanla sokak aralarında yaptığım alıştırmalar, benim şehirlerarası yolculuklara çıkmama sebep olacak kısa süre içersindeJ Bisiklet sadece bir araç. Hayatta bir nefes almak için. Kimsenin sosyal hayatındaki konumu, durumu ilgilendirmez biz bisikletçileri..Biliriz ki hepimiz pedal basmaya başladığımızda aynı heyecanı duyuyoruz. İçimizdeki çocuk çıkıyor neşe içinde vakit geçiriyor yaratabildiğin her zaman aralığında…Bu yüzden imkansız yada ütopik hiçbir şey yok hayatta aslında.Sadece önemli olan vakit yaratabilmek kendine bu hayat akışının içinde…

Bisiklet benim hayata tekrar sarılmama, artık daha farklı bir pencereden bakmama, aşık olmama  ve  gülümsemelerime sebeptir. Uzun uzun yokuşları çıktıktan sonra kendimi inişe bıraktığımda hissettiğim mutluluk, rüzgarın melodisini dinlememe sebeptir. Çocukluğumda hiç bisikletim olmadığı için bu yaşımda dizlerimin yara bere olmasına ve onlara baktığımda yüzümdeki çocuksu gülümsemelerdir. Bisiklet özgürlüktür ve özgürlüğe açılan bir kapının tam da dibindeyiz aslında. Bu yüzden bas pedala bak gökyüzüne…

Sevgimle….

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail