Archive for the ‘Çalışma Hayatı’ Category

posted by on Çalışma Hayatı, Motivasyon

zirvejpgHepimizin merakla ve heyecanla beklediği İK Zirvesi dün son buldu ve bizler içimizdeki enerji ile yollarımıza devam ediyoruz. Zirve’nin yankıları uzun süre devam edecektir eminim ve bugün bende zirveden aldığım notlarımı toparlayıp zirve ile ilgili bir yazı dizisi hazırlığına başlayacağım.

Ancak onun öncesinde  aklımdan ve kalbimden geçenleri yazıya dökme isteğimle paylaşmak istediklerim var sizle.

Mevlana der ki;

”Bak… Bil ki domuzların önüne inciler serilmez.Mücevherlerden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez. Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, Sana bakan kör ise, sakın kendini camdan sanma…”

Mevlana’nın söylemiş olduğu bu sözü Gülsün Müftügil benimle paylaştığında gerçekten çok etkilendim.

Hepimizin içinde yürekten inanıyorum ki cevherler var ve biz enerjimizle onları açığa çıkartmak için uğraşıyoruz. Ne var ki hepimiz iş yaşamı düzleminde mücevheri görmeyen domuzlarla da sıkça karşılaşıyoruz.

Dünkü sunumların ardından bir kez daha inandım ki domuzlar her yerde, her şekilde kimlik ve kılık değiştirerek hayatlarımızda yer alacak. Ancak biz ne kadar bu yolda içinde iyi niyet ve cevher taşıyan insanla birlikte olursak, ne kadar bizi destekleyen, ufkumuzu, zihnimizi ve dünyamızı  genişletecek  işlere imza atarsak, içimizdeki cevherin ışığı bir o kadar yayılacak ve bizler daha güçlü hale bürüneceğiz.

Bunun için tüm zirve paylaşımlarının öncesinde sizinle bunu paylaşmak istedim.

Lütfen siz de içinize dönün ve içinizle konuşun. Sonrasında  etrafınıza bakın ve yapmak istediklerinize odaklanın. Bazen insan hedefleri ve bu yolda yaptıkları olmasına rağmen etraftaki kötü giden her şeye alışıyor ve kaybolanlardan olabiliyor. Ben gibi, sen gibi, herkes gibi…

Dünkü büyük enerji paylaşımından sonra bir kere daha hayatımla ilgili bir çok şeye minnet duydum ve birçok şey için takke mi önüme koyup düşündüm. O kadar şanslıyım ki hayatta beni dinleyen, anlayan, destekleyen, umudumun dizleri kanadığında onu kaldıran, bana bir öpücük konduran dünya iyisi bir annem ve sevgilerini, desteklerini benden hiç esirgemeyen harika dostluklarım var.

Önce içimizi, içsel bütünlüğümüzü sonra çevremizi ve hayatı daha iyi algılamak umuduyla…

Zirve paylaşımlarında görüşürüz :)

 

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

Dip not: Fotoğraf için Gülsün Müftügil’e teşekkürler :)

 

 

 

 

 

 

posted by on Çalışma Hayatı, Eğitim, Kariyer

Elif Duru Gönen’i tanımayanımız yoktur sanırım. Dün Twitter üzerinden paylaştığı Kişisel Stratejik Planlama Kitapçığı’nı gördüğüm de hemen inceleme fırsatı buldum ve çok beğendim.

Kitapçıkta da belirtildiği üzere herhangi bir ticari amaç gütmeden paylaşılabilir hoşgörüsüne sığınarak kaçıranlarımız olabilir düşüncesiyle hemen sizlerle paylaşmak istedim.:)

http://www.slideshare.net/slideshow/embed_code/16261566

2013 yılı için kişisel stratejilerimiz üzerinde düşünmemizi sağlayan bu kitapçıkta 2012 yılını gözden geçirerek yola koyuluyoruz.

En güçlü yönlerimiz, gelişmesi gereken yönlerimiz, değerlerimiz, sloganımız, ürünümüz, tutkumuz, hedefimiz, hedeflerimize ulaşmak için yapmamız gerekenler, hedef kitle analizi, ortaklar analizi, rakipler analizi, Her bir ay için hedeflere ulaşmak adına neler yaptığımız bölümü, kişisel değerlendirme, sonuçlar ve farkımız bölümleriyle bir hayli kapsamlı olan bu kitapçığı  kendi yol haritam yaparak, yıl sonunda hedeflediklerimi ve ne kadarını gerçekleştirebildiğimi sizlerle paylaşacağımı da  dip not olarak ekliyorum.

”Yazmak sihirdir” ve bu sihiri  yalnızca siz yaratabilirsiniz sözüyle kalbimi ısıtan Elif Duru GÖNEN’e bu güzel paylaşım için çok teşekkür ediyorum.

 

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

 

 

posted by on Çalışma Hayatı, Kitaplar-bloglar

”İşle uğraşmadığınız zamanlarda, kendinizi işe yaramaz hissediyor  yaptığınız fazla mesailer ailenizle ya da arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi olumsuz  etkiliyor, dinlenmiyor, eğlenmiyor işten başka hiçbir şeye vakit ayırmıyorsanız o zaman dikkat ! İŞKOLİK olabilirsiniz.”

 

Mesleğine aşık bir insan olarak bir çoğumuz gibi bende çok seviyorum çalışmayı ve üretmeyi. Hayata, hayatıma, çevremdekilere faydalı olmak fayda sağlamak benim için büyük bir mutluluk oldu herzaman.Özellikle iş arama süreçlerinde ki depresif ruh halim de bunu çok daha iyi anladım. Ben ne olursa olsun üretmeliydim ve yeni birşeyler katmalıydım.

Ancak  sizde şahit olmuşsunuzdur eminim en son ne zaman sinemaya gittiğini, kafasını boşaltıp müzik dinlediğini, sevdiklerinle keyifli bir akşam yemeği yediğini, ya da işi gücü bir kenara bırakıp küçük kaçamaklar yaptığını unutan insanlar o kadar  fazla ki…

Onlar sürekli yorgun ve mutsuzlar çünkü sürekli çalışıyorlar.Dünya da işkoliklik üzerine pek çok araştırma, yayınlanmış pek çok kitap var. Yazıyı yazmak için yaptığım araştırmada dikkatimi çeken kitap Brayn Robinson’un yazdığı “Work Addiction” türkçeye çevrilen adıyla ”Ben İşkolik değilim, bence öylesin” kitabı oldu.

Kitapta İşkolik olmanın, fazla çalışmayı sevmekle karıştırılmamasının öneminden, aslında işkolik olmanın çocukluk dönemlerinden başladığından, bu piskolojik durumun fiziksel rahatsızlıklara dahi yol açtığından bahseden yazar bunun bir sorun olduğunu ve zamanla düzeltilebileceğinin özellikle altını çiziyor.

 

İşkolik olmak üzerine daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız bu kitabı bir an önce almanızı öneriyorum, ben listeme ekledim bile…

 

Çalışmak için Yaşamak mı yoksa YAŞAMAK için çalışmak mı ?…

Bu yol ayrımını gerçekten iyi yapmak lazım. Sevmeyi ve değer vermeyi, yaşamdan zevk almayı , hobilere ve sosyal çevremize zaman ayırmayı, iş-sosyal hayat dengesini ve hayatın tüm renkleriyle hayatın içine karışmayı  lütfen unutmayalım. Gerçekten göz açıp kapayıncaya kadar herşey ve hayat çoğu zaman sadece an-lar da gizli…

Nazım Hikmet’in çok sevdiğim şiirini geçenler de çok sevdiğim arkadaşım Gülsün MÜFTÜGİL başka bir farkındalık yaratmak için bana göndermişti. Şimdi ben de o şiir ile yazımı noktalamak istiyorum.

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

Bir sincap gibi hayatın içinde, hayatın farkındalığı ile yaşamamız dileği ile…:)

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

Kaynak: Capital Dergisi

 

posted by on Çalışma Hayatı

SGK Sms bilgilendirme sistemi ile yepyeni bir hizmet anlayışı ile karşımızda. Açıkçası sistem gerçekten internetle arası iyi olmayanlar için çok güzel ancak öğrenmek istediğiniz bilgilerin kısa kodları var ve bunun yaygınlaşması zaman alabilir. SGK’dan sms hizmeti alabilmeniz için 5502’ye mesaj atıyorsunuz;

Gelir ve aylık ödeme tutarlarınız,

Sigortalı toplam hizmet süreniz, prim ödemeleriniz,

Nezaman emekli olacağınıza dair bilgiler,

Muayene katkı payınız,gözlük cam ve çerçeve, fizik tedavi, diş tedavileriniz,sağlık hak sahipliği bilgileriniz,

anlık sorgulama ile cebinize geliyor.1 Ocak 2013 itibariyle hizmet vermeye başlayan sistem 1 sms için 1 TL olarak ücretlendiriliyor.

Adınıza En son ne kadar prim yatırıldığını öğrenmek için;

“P yaz boşluk bırak T.C Kimlik Numaranı yaz boşluk bırak  Aile Sıra No yaz  5502 ’ye kısa mesaj at.

İlk İşe giriş tarihi ve toplam prim ödeme gününüzü öğrenmek için;

“PT yaz boşluk bırak  T.C Kimlik Numaranı Yaz boşluk bırak Aile Sıra No yaz 5502’ye kısa mesaj at.

Normal şartlar da ne zaman Emekli olabileceğinizi öğrenmek için;

“N yaz boşluk bırak T.C Kimlik Numaranı yaz boşluk bırak, İşe Giriş Tarihini yaz ( GG:AA.YY)boşluk bırak ve hangi kapsamda çalıştığını yaz * (4A 4B 4C) 5502’ye  kısa mesaj at.

Sağlık Hizmetlerinden yararlanma durumunu öğrenmek için;

“S yaz boşluk bırak T.C Kimlik Numaranı Yaz boşluk bırak  Aile Sıra No yaz 5502′ye kısa mesaj at.

Hepimize iyi bir hafta diliyorum :)

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

 

 

posted by on Çalışma Hayatı, Mobbing, Motivasyon

 

İş hayatında en yıpratıcı nedenler biride kuşkusuz AŞIRI iş yükü! yapılan araştırmalarda bunun en iyi kanıtı.

Fransa’da OpinionWay isimli şirket tarafından yapılan araştırmada İş yerindeki görev ve sorumluluklardaki belirsizliğin strese neden olduğunu ifade edenlerin oranı % 30 iken, %29 ise iş hayatındaki başarısızlığın kendilerini strese soktuğunu dile getirdi. Öte yandan çalışanların % 16’sı da çalıştıkları mekanın fiziki şartlarındaki eksiklerin kendilerini strese soktuğunu belirtti.

Yaptığım küçük çaplı araştırmada Türkiyede buna yönelik bir araştırma ben bulamadım-(varsa lütfen paylaşın seve seve yazıma dahil edebilirim) ancak en azından sadece Türkiye’de durumun böyle olmadığını düşündürttü bana.

Aşırı iş yükünün ve çalışanların strese girmesinin o kadar çok sebebi varki…

  • Organizasyon şemasının yapılandırılmaması
  • Sistem ve prosedürlerin tam anlamıyla yapılandırılmaması
  • Görev tanımlarının oluşturulmaması / revize edilmemesi / kapsamın şişirilmesi
  • Çalışma ortamının yapılan iş koşullarına göre gerekli şartlarda / yapıda / teknolojik donanımda olmaması
  • Çalışan/pozisyon yedeklemenin olmaması
  • Artan işler ve büyüyen yapılara karşı aynı kadroyla işlerin yürütülmesi …vb. gibi bir sürü madde sıralayabiliriz.

Yukarda bahsettiğim maddelerin hepsini ve çok daha fazlasını İnternette hemen hemen her kaynakta bulabilirsiniz.

Ancak birde  İnsandan kaynaklı madddeler varki, onlar her şirket için değişir , her çalışandan ayrı ayrı dinleyebilirsiniz :)

Mesela…

  • İş güzar çalışma arkadaşları,

(Selam olsun, hep varlar ve varolacaklar lafımın sözümün bittiği yerdir)

  • İşin işleyişi hakkında bin laf edip raporlu olduğunda bile ”ŞİRİN”gözükmek için gelip çalışan ”SEVİMİ KAHRAMANLAR”

( HARİKA  İNSANLAR, onlar olmazsa MAZALLAH şirket batar!!… Ne var ki işin gerçeği ONLAR OLDUĞU İÇİN ŞİRKETLER BİRAZ DAHA BU ŞEKİLDE SİSTEMİ İŞLETİYORLAR ASLINDA )

  • Yapılmayan ya da Laf olsun diye yapılan Performans Değerlendirmeleri

( Sonucunda tabi Kıdemli çalışanı çıkartamıyorsun olan işleyişin aksamasına oluyor)

  • Korkunç Hiyarerşi ve Gereksiz bir TON RAPORLAMA

( Bir çok tablo ve raporlama yapar, yapar, yapar en sonun da- Yahu bu adam bunların hepsini neden istiyor ben bunu 3 gün önceki raporda da vermiştim şimdi kulağı ta tersden tutup neden gösteriyorum dersin, Patrondur, Yönetimdir İSTER!)

  • Sizi dinlemeyen YÖNETİCİ

( Kadro artışı gerekliliğine bir türlü inanmaz verem olursunuz )

  • Kadro artışına bütçe ayıramayan ÜST YÖNETİM

 ( Cirolarından bırakın CİR kopartmayı  C’sini alacaksınız diye ödleri kopuyor ama hedef HEP BÜYÜMEK HEP İLERİ GİTMEK!  bknz. VİZYONLARIMIZZ, MİSYONLARIMIZZ blaa, blaa, blaa)

 

İşte tüm bu sebepler ve elbette daha çok olaylar sinsilesinin ardından tırnaklarımızı yiyor, tekrar ve tekrar ergenlik dönemine girmiş gibi yüzümüzü sivilceler basıyor, kendimizi spora, sinemaya, yüzmeye, içmeye sürüklüyor

EN sonunda 3Y adını verdiğim sistemi tamamlayıp son noktayı koyuyoruz.

Yoruluyoruz, Yıpranıyoruz ve YILIYORUZ…

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer, Motivasyon

Elif KORAY

posted by on Çalışma Hayatı

Gerek çevremizde gerekse işyerlerimizde sürekli söylenen insanlardan sizde bıkmadınız mı ? EVET!! dediğinizi ve onayladığınızı duyar gibiyim.Onlar için hayat ve iş yaşantısı tam bir işkencedir ve etrafa bulaşıcı bir huzursuzluk katarlar…

İş yemekleri çok kötüdür ve aç kalıyordur (bu konuda ki eleştirileri yemekteyiz programınla aynı orantadır)

Ofiste hatta çalıştığı kurumda hiç kimse doğru düzgün çalışmıyordur ( -ki rastlantıya bakın birtek o çalışıyordur)

Yöneticiler anlayışsız, çalışanlar soğuk ve tutarsız, imkanlar kısıtlı ve çalışma koşulları hiç uygun değildir…

 

Örneklerin devamını lütfen siz getirin… Bu türde ki insanlar sürekli bardağın boş tarafını görmekte ve dahası bu ve benzeri durumları değiştirmek için hiçbir girişim yapmamaktadır.

|| Read more

E. A. İş İlanı

Oca
2013
03

posted by on Çalışma Hayatı

Zımba gibi, fişek gibi, çalışma azmi ile yanıp tutuşan jeoloji ve maden mühendisliği bölümü mezunu delikanlılar, Dünya Taş İthalat İhracat Madencilik Anonim Şirketi’ de çalışmak isterseniz ik@dunyatas.com.tr adresine cvlerinizi bekliyoruz.

Elif KORAY

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer, Serbest Kürsü

Durgun denizde herkes kaptan, sen fırtınalı denizde nasılsın ondan haber ver ?…

Kendi kendime uzun uzudıya tekrarladım bu cümleyi ancak kelimeler dünyası bazen züğürdün tesellisi de olmuyor değil. Biraz sonundan girdim galiba cümleye ve ne anlatmak istiyor acaba diye düşnebilirsiniz:)

Şöyle ki;

Hayatta ne kadar öncelikler listeniz olursa olsun bazen değişebiliyor bu liste ( – ki bu çok normal, değişmemesidir anormal olan ) ancak bazen gerçekten öncelik olmayanlarıda bilinçli ve istekli bir şekilde top 10 listesinde 1 numara haline getirebiliyor insan.

|| Read more

E. A. Imagine

Ara
2012
25

posted by on Çalışma Hayatı

Elif KORAY