Archive for the ‘Kariyer’ Category

E. A. Hamilelik Ve Spor

Oca
2017
17

posted by on aktif yaşam, Çalışma Hayatı, Kariyer, Motivasyon, Röportajlar, sağlık

Daha dünyaya yüzünü bile göstermemişken bir bebek nasılda insanın hayatını değiştiriveriyor. Her bir hücren onu var etmek için çalışıyor. Evin en güzel odası onun için açılıyor. Sevgi sözcüğüne yeni anlamlar yükleniyor. Tabi bu kısımlar buz dağının görünen yüzü! Gelecek kaygısı, bakabilecek miyim korkusu, hormonal değişikliklerin sebep olduğu psikozlar, kaygı, stres, sinir nöbetleri gibi bunların yanına eklenebilecek daha nice gizli dile getirilmeyen gerçekler…Hem kendin için, hem bebeğin sağlığı için bu süreci mutlu geçirebilmenin türlü yolları var. Ben bana en iyi gelen yöntem olan sporu tercih ettim yine tabi ki. Serap Hocamla ve Berika Doğuma Hazırlık ve Pilates Merkezi ile işte bu yolculukta tanıştım. Serap hocamı kendime yol arkadaşı aldım.

Sizin de merak edebileceğinizi düşündüğüm soruları sıkıştırdım onca yoğunluğunun arasına. Sağ olsun kırmadı sabırla cevapladı sorularımı. Aşağıdaki soruların cevapları sizin içinde yol gösterici olursa ne mutlu bana ;)

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Zeynep Kamil Sağlık Meslek Lisesi’ nin ardından Uludağ Üni. Ebelik Fakültesi mezunuyum. 1 yıl köy ebeliği, 16 yıl Zübeyde Hanım Doğum Evi’nde ameliyathane hemşireliği gebe takibi ve yeni doğan yoğun bakım hemşireliğinden sonra istifa ettim. Şuanda gebe danışmanlığı ve gebe egzersiz programlarını yürütüyorum.

Doğum hemşiresi (Ebe) iken hamile pilatesi dersleri vermek nasıl aklınıza geldi?

Doğum sürecini takip ederken başarılı bir doğumun ve keyifli bir gebeliğin altın kuralının güçlü bir beden ve güçlü bir ruh halinin olduğunu farkettim.Bunun için egzersizlerin mutlaka yapılması gerektiğini düşünüp kendimi bu konuda geliştirdim.Önce pilates sonra hamile pilatesi ve hamile yogası eğitimlerini tamamladım. Türkiye ‘ de bu konuda eksikler var. Bir ebe olarak pilates ve yoganın kendim için de gebeler için de daha güvenilir olacağını düşünüyorum. Ve  bu güvenle gebeleri doğuma, anneliğe hazırlıyorum.

Hamilelikte spor konusunda bize neler söyleyebilirsiniz?

Kesinlikle gebeler egzersiz yapmalı. Zor bir süreç hem kadın için hem ruhumuz  için. Gebeliğin olumsuz etkilerini ancak egzersiz ile etkisiz hale getirebilirsiniz yoksa gebelik heyecanlı bir kabusa dönüşebilir.

Hamilelik hormonal anlamda biraz karmaşık bir süreç. Hamile kadınlarla bu alanda çalışmak zor gibi görünüyor. Siz ne düşünüyorsunuz ?

Kadınlar gebe olmasa da zordur. Üzerine bir de hormonlar eklenince dikkatli davranmak gerekiyor. Hamile kadının  hormonları tavan yapar, yüksek bir enerji yüksek bir hassaslık başlar. Neyse ki gebeleri iyi tanıyorum. Hassas noktalarını ve neye ihtiyaçları olduklarını biliyorum. Benim için keyifli.

Pilatesin hamilelik sürecinde ne gibi faydaları var ?

Pilates… Vazgeçilmez bir egzersiz biçimi. Hayatın boyunca bedenin için yapacağın en güzel şey. Gebelikte ise yayınlanmış faydalarından öte kendi gözlemlerim şöyle ;

  • Ödem… neredeyse hiç tanışmazsınız.
  • Kilo alırsınız fakat aldığınız kilolar dışarıdan fark edilmez. Sizi rahatsız etmez.
  • Bel ve sırt ağrısı yaşamazsınız.
  • Gebeliği taşımakta zorlanmazsınız, kaslarınız güçlenir.
  • Doğumu kolaylaştırır.
  • Doğum sonrası iyileşme süreci daha hızlı olur.
  • Nefesle birlikte kan dolaşımı hızlanır, bebeğe giden oksijen miktarı artar. Daha zeki daha aktif bebeğiniz olur.
  • Egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu psikolojik olarak rahatlama ve mutluluk sağlar.

Tüm hamileler için uygun mu?

Hayır . Düşük ve erken doğum riski olan, kanaması olan  ve ikiz gebeler yapmamalı.

Kadınların gündelik hayatta en dikkat ettikleri konu kiloları fakat hamilelikte kilo kaçınılmaz bir durum. Spor yaparken beslenme de çok önemli. Bu konuda hamileler için ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Sağlıklı beslenmek şart. Hamur işi yok . Şeker yok . Bol et, balık, meyve ve yoğurt bu kadar. Bunları yersek  hızlı kilo almayız. Bebeğimizi büyütürüz, kendimizi değil.

Son dönemde çoğunluk normal doğum istiyor ( tabi şartlarda uygunsa) fakat bir taraftanda o süreç biraz hamileleri korkutuyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Doğum yapmak… Neden korkuyoruz ki ? Kadın bedeni bunun için tasarlanmadı mı? Siz kendinizi rahat bırakın. Bedeniniz ne yapacağını bilir. Fakat biz ona yardım etmeliyiz. Koltukta oturup oturup doğmasını beklemeyin. Bedeninizi güçlendirin. Ruhunuzu hazırlayın. Benim gebelerimde henüz zor doğum öyküsü yok.  Keyifli doğum öyküleri var. Ama bunun içim pilates, egzersiz ve eğitim şart.

Son olarak sizin anne olacak adaylara tavsiyeleriniz neler ?

Her anın tadını çıkarın. Bir daha bu deneyimi yaşayamayacaksınız. Bebeğinizin sizin içinizde büyümesinin tadını çıkarın. Her anınızdan keyif alın. Siz mutlu olursanız, bebeğiniz de mutlu olur. Sağlıklı gebelik olsun . 

Serap Erim Avcı Hocam ‘ a çok teşekkür ederim bu güzel sohbet için.

İntagramdan kosar_adim ve serapeerim_hamilepilates hesaplarını takipte kalın;)

Sağlıcakla kalın,

Elif

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer, Motivasyon

pamucakBu ülkede kadın olmak zor diyoruz da bu dediğimizi ne anlayabilecek ne de anlatabilecek bir muhatap bulamıyoruz karşımızda. (Bkz. Tecavüzü meşrulaştırmaya çalışan yasa koyucular.)
Sene başında iş değişikliği yaptım.- ki yapmaz olaydım hayatımda görüp görebileceğim en basit, en bağnaz, erkek egemen bir iş yeriydi.- Ayrıntıya girip, ismini zikredip bundan nemalanmalarını dahi istemem. Neyse konumuz o şirket değil benim orada çok kısa bir zaman zarfı bulunmuş olmam hiç değil.
Deneyimlediğim kötü zaman diliminden sonra biraz dinlenmek arınmak istedim. Yaklaşık 10 yılın yükü vardı omuzlarımda. Bir bir indirip omuzlarımdan sonrasında kuş gibi hafif tekrar dönerim diyordum sahalara…
Bir kaç ay dinlendikten sonra annemin ebesine kadar didiklendiğim mülakat süreçlerine başladım. Tamam ben de insan kaynakları profesyoneliyim ben de mülakatta o soruları soruyorum ama benim için önemli olan pozisyonun gerekliliği için yeterli yetkinliğe sahip mi değil mi aday?
Neyse ilk mülakat süreçleri bitti. Bu ülkede benim gibi iş arayan o kadar çok aday var ki o pozisyona başvuran, ikinci mülakatlar için geri dönüş süresi uzadı. Bir de üstüne 15 Temmuz Vakk’ası , OHAL falan derken işler iyice duraksadı.
Hayatta bir taraftan akıyor tabi, kadın olarak “anne” olmak istedim. Ne mutlu bana ki tam da bu süreçte hamile olduğumu öğrendim. Sanırım dünyanın en mutlu insanıydım. Fakat bir gerçek vardı ki çocuğuma iyi bir gelecek için çalışmam gerekiyordu. En azından ben böyle düşünen bir kadınım. Ona sunmayı arzu ettiğim hayatı herkesten önce BEN sağlamalıydım. Daha güçlü, daha dimdik ve sımsıkı olmalıydım.
Ne var ki ikinci mülakatlar için geri dönüşler başladığında ben üçüncü ayı bitirmek üzereydim. E tabi mülakatlarda benim bu durumu belirtmem, tekrar bir ebe muhabbetine girmem gerekiyordu.
Bunu söylediğim tüm insan kaynakları uzmanları çok mutlu olduklarını söyleyerek tebrik ettiler. Sonrası mı ? Tabi ki şartların birlikte çalışmak için uygun olmadığına dair geri dönüşler… Ya da hiç geri bildirimde bulunmayı bile tenezzül etmediler!
Çünkü hamileyim.
Part_ time işlere başvurdum uzmanlık gerektirmeyen. Amacım boş durmak yerine katma değer yaratmaktı kendime. Ama hayır bu da mümkün değildi.
Çünkü ben hamileyim.
Ama çalışmam üretmem lazım. -Mümkün değil .
Çünkü ben hamileyim.
E bu bi süreç, bu bitecek. -yok şimdi olmaz.
Çünkü ben hamileyim.
E bari sonrası için değerlendirin. -Yok olmaz çünkü sen anne olacaksın.
Ben anne olucam da çocuğum için iyi bir gelecek sunmam lazım. -Yok olmaz sen emzireceksin.



Ben keşke çalışmaya devam edeydim de SSK + Maaş + Yol Ücreti karşılığı taşıyıcı anne bulaydım. Bu mudur ?
Hamilelik hormonlarım tavan, üstüne bir de sinir stres ben şimdi kime ne diyeyim ne anlatayım. Kimse dinlemez beni ‘çünkü ben hamileyim.’
Kadın olmak zor !
Otobüste yer verilmesini değil , göbeğimi görenlerin canım çekmesin diye ellerindekini bana uzatmasını değil, filikalara önce yerleştirilmeyi değil, bir kadın olarak değer görmeyi istiyorum. Bir anne olarak çalışmak istiyorum. Bir erkek kadar iyi iş çıkarabileceğimin bilinmesini istiyorum. Çocuğum için daha umut dolu yarınlar istiyorum.

Beni anlayan var mı?

Daha neler yazasım var da….

Elif K.

posted by on Çalışma Hayatı, Eğitim, Kariyer

Hello world!

posted by on Çalışma Hayatı, İk Zirvesi, Kariyer, Kitaplar-bloglar

admin İK Zirvesi 2013

Şub
2013
12

posted by on Eğitim, Kariyer

ikzirveEvet nihayet beklenen gün geldi çattı… İK çalışanlarının ve bir çok profesyonel’in merakla beklediği İnsan Kaynakları Zirvesi 2013 yarın kapılarını açıyor. Başta Alper Bey olmak üzere tüm MCT çalışanlarına bu güzel daveti için gönülden teşekkür ediyorum.

 

 

Her şeyden önce genç bir insan kaynakları çalışanı olarak bu zirveden öğreneceklerim ve dinleme fırsatı yakaladığım konuşmacılar beni oldukça heyecanlandırıyor.  Ayrıca bir blogger olarak gördüklerimi, öğrendiklerimi ve hissettiklerimi sizlere aktaracak olmak ayrı bir haz benim için.

 

Zirveye bir gün kala  katılacağım paralel oturumları sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

 

1. Bölüm 10:50-11:25 Ücret Yönetimi ve Ödüllendirmede Yeni Trendler

2. Bölüm 11:35-12:10  Ölçümden Öte Performans Kültürü Oluşturma

3. Bölüm 13:40-14:25 Dişil ve Eril Liderliğin Dengesi: Adam Gibi Düşün Kadın Gibi Yönet

4. Bölüm  14:25-15:00 Holistik Bir Liderlik Yaklaşımı Ölç, Değerlendir, Geliştir

5. Bölüm 15:30-16:05 IIP INVESTORS IN PEOPLE Standardı İle Şirket Performansınızı Geliştirmeye Ne Dersiniz?

6. Bölüm 16:15-16:50 MCT Danışmanlık

 

Umuyorum ki tüm bloggerlar zirvenin enerjisini sosyal medya üzerinden yayacak ve enerjinin harekete geçişine an ve an tanık olacağız. Katılacak olan tüm blogger arkadaşlarla zirvede karşılaşmak dileği ile :)

 

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

 

 

 

posted by on Çalışma Hayatı, Eğitim, Kariyer

Elif Duru Gönen’i tanımayanımız yoktur sanırım. Dün Twitter üzerinden paylaştığı Kişisel Stratejik Planlama Kitapçığı’nı gördüğüm de hemen inceleme fırsatı buldum ve çok beğendim.

Kitapçıkta da belirtildiği üzere herhangi bir ticari amaç gütmeden paylaşılabilir hoşgörüsüne sığınarak kaçıranlarımız olabilir düşüncesiyle hemen sizlerle paylaşmak istedim.:)

http://www.slideshare.net/slideshow/embed_code/16261566

2013 yılı için kişisel stratejilerimiz üzerinde düşünmemizi sağlayan bu kitapçıkta 2012 yılını gözden geçirerek yola koyuluyoruz.

En güçlü yönlerimiz, gelişmesi gereken yönlerimiz, değerlerimiz, sloganımız, ürünümüz, tutkumuz, hedefimiz, hedeflerimize ulaşmak için yapmamız gerekenler, hedef kitle analizi, ortaklar analizi, rakipler analizi, Her bir ay için hedeflere ulaşmak adına neler yaptığımız bölümü, kişisel değerlendirme, sonuçlar ve farkımız bölümleriyle bir hayli kapsamlı olan bu kitapçığı  kendi yol haritam yaparak, yıl sonunda hedeflediklerimi ve ne kadarını gerçekleştirebildiğimi sizlerle paylaşacağımı da  dip not olarak ekliyorum.

”Yazmak sihirdir” ve bu sihiri  yalnızca siz yaratabilirsiniz sözüyle kalbimi ısıtan Elif Duru GÖNEN’e bu güzel paylaşım için çok teşekkür ediyorum.

 

Serhat Levent KAHYAOĞLU

 

 

 

posted by on Kariyer, Kitaplar-bloglar, Liderlik

Bugün sizlere yeni bir kitap tanıtmak istiyorum ancak öncesinde küçük bir teşekkürle başlamam gerekiyor sözlerime.

Benard İnsan Kaynakları tarafından düzenlenen ”her ay bir kitap” kampanyasından bana çıkmış olan bu güzel kitap için öncelikle Benard İnsan Kaynaklarına, sonrasında kitabı bana ulaştırmak için elinden geleni yapan ve birde güzel not ekleyen Cansu Yaman’a çok teşekkür ederim.:)

Kitaba gelecek olursak aslında kitap iş yaşamında bulunan herkese hitap ediyor.

 

 

Kitap üç bölüme ayrılıyor;

  • Yükselme Fırsatlarını değerlendirmek
  • Liderlik Etmek
  • Bir girişimci gibi düşünmek

ve var olan bulmacalar 3 özelliği beyin egzersizleri yoluyla geliştirmenizi amaçlıyor.Ben içinde ki testleri çok sevdim o yüzden gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum ve sizlerinde bir fikir sahibi olabilmeniz açısından bir tane egzersizi sizlerle paylaşıyorum.

 ( Umarım başım belaya girmez :) )
|| Read more

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer, Motivasyon

Elif KORAY

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer, Serbest Kürsü

Durgun denizde herkes kaptan, sen fırtınalı denizde nasılsın ondan haber ver ?…

Kendi kendime uzun uzudıya tekrarladım bu cümleyi ancak kelimeler dünyası bazen züğürdün tesellisi de olmuyor değil. Biraz sonundan girdim galiba cümleye ve ne anlatmak istiyor acaba diye düşnebilirsiniz:)

Şöyle ki;

Hayatta ne kadar öncelikler listeniz olursa olsun bazen değişebiliyor bu liste ( – ki bu çok normal, değişmemesidir anormal olan ) ancak bazen gerçekten öncelik olmayanlarıda bilinçli ve istekli bir şekilde top 10 listesinde 1 numara haline getirebiliyor insan.

|| Read more

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer

Söze nerden başlayacağımı bilmiyorum, hani nihayetinde hayli zaman oldu sizlerle birşey paylaşmayalı…İstanbula gelme sürecim, iş yoğunluğu ve bilimum bahanelerle kendi kendimi teselli ediyorum yada etmeye çalışıyorum:)

Ben burda en tembel blog katogorisinde tahtımı kimselere bırakmazken ( Gülsün Müftügil’e selam olsun) bir yandan da değerli bloger arkadaşlarım Bumerang ödülleri için ”En çalışkan blog” katogorisinde tatlı mı tatlı bir rekabet içersindeler…Burdanda bir kez daha BOL ŞANS diliyorum hepsine….:)

 

Evet kısa bir girizgahtan sonra gelelim paylaşmak istediğim asıl meseleye… Efendim yeteneği nasıl kendimize çekeriz, kurum kültürümüzü nasıl ortaya koyarız, aynı zamanda bir ilan yoluyla bile pozisyona ilgisi olmayan çalışanları kurama karşı nasıl çekebiliriz diye düşünürken İzgören Akademi bir tık öne geçerek bunları tek bir ilanda toparlamayı başarmış bence.

İlanın espirili dili, İzgören akademisinin değerleriyle doğru orantılı hazırlanan tasarımı ve Cam ayakkabı vurgusuyla yarattıkları ”MASALSI İŞYERİ” imajı beni gerçekten çok etkiledi…

 

Yeteneği kendine çekmek, kurum değerini ve kuruma ilgiyi bir çıt yükseltmek bir ilanla ancak bu kadar mümkün olabilir…

 

 İzgören yapısını az çok biliyorsam kesinlikle bu işte yine bir ekip çalışmasına dayanmıştır, İlanın tasarlanmasın da kimlerin emeği varsa hepsini ayrı ayrı tebrik ederim.

Umarım Camdan Ayakkabı en doğru adayın ayağına girer ve Mutluluklar Ülkesi olarak Lanse edilen Masal kıvamında ki iş yerinde Mutlu bir çalışan kariyerine devam eder :)

 

Serhat Levent KAHYAOĞLU