admin KARİYER YOLUNDA SIRT ÇANTAMIZDA NELER OLMALI ?

Mar
2012
21

posted by on Çalışma Hayatı, Kariyer

 

Tam altı ay önce Aydan ÇAĞ’IN sitesinde konuk yazar olmuştum bu yazıyla… Sonrasında ki süreç hiç beklemediğim bir hızda gelişti ve ben kendi sitemde yazmanın mutluluğunu ve keyfini yaşıyorum.

 

Gücümüz insan açıldığından bu yana bu yazımı hep yayınlamak istemiştim ama yeni yazılarla, yeni düşüncelerle var olmak istediğimden hep ertelemiştim bu düşüncemi. Sanırım şimdi tam zamanı çünkü iş dolayısıyla yoğun bir dönemdeyim ve paylaşımda bulunamamak  her blogger gibi karın ağrısı oluşturuyor.Yazıyı şöyle bir okudum da hak verdim 6 ay önceki BANA! güzel konuşuyor sevdim onu :)

Daha fazla uzatmadan sözleri ,6 ay önceki BANA! Uzatıyorum kalemi, buyursunlar… 

 

GENÇ BİR İKCININ GÜNLÜĞÜNDEN

 

KARİYER YOLUNDA SIRT ÇANTAMIZDA NELER OLMALI?

 

Yola Çıkarken…

 

   Aktif olarak çalışmaya başlamadan önce bu uzun yola ilk adımımı atarken her insan gibi telaşlarım vardı. Birde bunlara çalışma hayatına dair anlatılanların etkisini de hesaba katmak gerek. Bu telaşlarımdan sıyrılarak düşünmeye başladım ‘’KARİYER YOLUNDA SIRT ÇANTAMIZDA NELER OLMALI? ‘’.Öyle ya uzun bir yoldu bu yol. Fırtınalı, çetin ama hayat boyu sürecek aynı zamanda.

 

Bir sırt çantam olmalıydı ve içine bilgi ve deneyimlerin dışında da bir takım değerler üreterek koymalıydım. Yola çıkmadan önce ilk söylediğim söz’’Çalışmaya başladığın ilk günden son güne kadar önemli olan tek şeyin ‘’İNSAN’’ olduğunu hiç unutma!’’ Oldu. Kendime verdiğim bu söz gün içinde yaşadığım büyük ya da küçük her türlü olayda farklı bakmamı sağladı. Zaman geçtikçe yüreğimden gelen bu sesin iş yaşamımda bana artılar sağladığına şahit oldum. Kurum içi iletişimde, bir organizasyonun bütününü görmekte, operasyon olarak zayıf olduğumuz bir halka üzerinde yeni bir çözüm yolu ararken hep bu söz fikirlerime ışık tuttu.

Doğru olan her şeyi gözlemlemeye ve içselleştirmeye çalışırken kendi hatalarımı ilk zamanlar çok üzüntüyle karşıladım. Bir süre sonra hataların kötü niyetli olmadıkça telafi edilebileceğini ve hatalardan büyük kazançlar elde edebileceğimi gördüm. Bu hatalar illa ki bana ait olmaya bilirdi. Yöneticime ait olan bir hatayı eleştirmek yerine pekâlâ işte böyle yapılmaması gerek diyerek kendime ders çıkarabilirdim. Sırt çantamı açtım ve ‘’Doğruları gözlemlemeye çalışırken hatalardan ders almayı unutma’’ diye ekledim.

 

Yol devam ediyordu. Çalıştığım şirket mavi ve beyaz yakalılardan oluşmaktaydı. Bu yüzden her insanın kültür ve eğitim düzeyi farklılıklar gösterebiliyordu. Mavi yaka personelimizden bir kişi bana ‘’ABİ’’ diye hitap ediyor ve bu beni rahatsız ediyordu.

 

İlk başta nazik bir dilde uyardım.’’Samimiyetinizden bu şekilde hitap ediyorsunuz anlıyorum ancak burasının bir iş yeri olduğunu unutmamak gerekir’’ şeklindeydi uyarım. Gayet kibardım ve olması gerektiği gibi yerinde ve doğru bir şekilde anlattığımı düşündüm sıkıntı duyduğum davranışı.

Üstünden zaman geçti ve bu çalışanın hiçbir konuda bana ulaşmadığını gözlemledim. Çok üzülmüştüm. Düşündüm nerde yanlış yaptığımı. Normalde olması gerekeni söylediğimi zannederken çantamda olan ilk maddem şimşekler gibi beynimde yankılandı bir anda. Önemli olan ilk şey insan’dı. O insan bana iş yerinde ‘’abi’’ diye hitap ettiğinde ben onun nerde yetiştiğine, eğitimine, samimi olarak bunu söyleyip söylemediğine, saygısızlık olarak mı bunu yapıyor yoksa gerçekten gördüğü ve bildiği bumu diye hiç mi hiç bakmayarak iletişimimizi daha oluşmaya başlarken bıçak gibi kesmiştim işte bir uyarıyla. Mavi yaka çalışanı olan personelimizin bana gösterdiği bir tutum bana hayat boyu unutamayacağıma inandığım bir ders katmıştı. İletişim dilimiz karakterimizi yansıtmamızın en güzel yoluydu ve gerektiğinde elma gerektiğinde ‘’alma’’ diyebilmek bir İK çalışanı için gerçekten çok önemliydi.

Aramızdaki iletişimi tekrar kurduktan sonra ve EGOMU! bir kenara bıraktıktan sonra personelimizi gerçekten kazanmanın gururunu yaşadım. Bir süre sonra mavi yakalı çalışanımız çalışma arkadaşlarını gözlemlemiş olacak ki bana SİZ diyerek hitap etti. İnanın demeye bilirdi de ben egomu o anda yenmiş ve bilmediğinden böyle davrandığını saygısızlık olarak yapmadığını kavramıştım.

 

Birkaç gün sonra yöneticimle ofiste çalışırken birden bana yaptığım davranışı takdir ettiğini söyledi ve teşekkür etti.:)Gerçekten kafam karışmıştı. Hangi davranıştı bahsettiği? Cümlenin devamı geldikçe neden bahsettiğini kavramıştım ve bunu onun gözlemlediğini gerçekten fark etmemiştim. Sevinmiştim. :) Yöneticimle konuşurken şunları söyledi.’ Unvanlar arttıkça dili sadeleşen, statüsünü kişiliğinden ayrı tutan insanlar… Onlar gerçekten şirkette ve herkesin gözünde birer yıldız olurlar’’.

 

   Düşünmemi sağlayan yaşanmışlıklarımdı bunlar benim ve her bir yaşanmışlık bir ders çıkarmaya yeterliydi. Önemli olan bakmak ve görmekti. Düşündüm yöneticimin bu sözünü ve kavramaya çalıştım insanlara dokunmanın önemini ve hala kavramaya çalışıyorum. Bu çalışmayı hiç bırakmamak ve KOLTUK SEVDALISI !! Olmamaktır kendim için dileğim.

 

  Yola devam ederken

 

   İK alanında emekleyen bir genç olarak şuanda sırt çantamda bunlar var. Sırt çantamda biriktirdiklerim her geçen gün yaşanmışlıklarımla birlikte artacaktır. ‘’Tamamlanmak’’ diye bir şeye inanmayan ruhum her zaman tazelenmekten yana.

 

Bahsettiklerim genç bir İK çalışanının günlüğü olarak okunabilir. Ya da her hikâyede olduğu gibi bir şeyler çıkartılabilir. Yaşadığımız dünyada hiçbir insanın diğerinden bir farkı olduğuna inanmıyorum. Hepimiz benzer acılardan, deneyimlerden ve yollardan geçiyoruz. Önemli olan herkesle benzer deneyimlerden geçerken dahi farklı bir bakış açısıyla kendimize kazanımlar elde etmektir.

 

   Her kişinin sırt çantası elbette çok farklı. Hayatta da olduğu gibi iyi ve kötü çalışma hayatının içinde oldukça fazla. Sırt çantamıza koyduğumuz her şey iş yaşamımızdaki değer yargılarımızı ve tutumlarımızı oluşturuyor aslında. Ve karakterimizi yansıtmamızda kullandığımız önemli değerler oluyor bunlar. Eğer siz kariyeri bir zirve olarak görür ve en yukarıya tırmanmak için (statü için) çantanızdaki birikimleri (yükleri!!)birer birer aşağı atarsanız hafifliğinizle  belki zirveye daha kolay ulaşırsınız ama ne var ki orda yalnız ve mutsuz olacaksınızdır.

 

Önemli olan ulaştığınız yer değil yolculuğun nasıl sürdüğüdür ve geride bıraktığınız değerlerdir.

 

Kariyerin bir zirve değil uzun bir yol olarak yaşanması dileği ile…

 

 

 

 

 

 

 

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Tags: , , , ,