E. A. “Kral Yeryüzüdür ve Yeryüzü Kraldır”

Şub
2012
29

posted by on Çalışma Hayatı

Yeni Asır gazetesi yazarlarından Şener Muter ‘in son yazılarından biri olan “Ülke ekonomisinin motoru şirketlerdir” yazısı ilgimi çekti. Şener Bey şirketlerin başarılı olabilmesi için orada çalışan insan kaynaklarının yeniliklere ve sürekli gelişmeye duyarlı olmaları gerektiğini, ülke ekonomisinin motorunun yenilikçi ve bilinçli insan kaynaklarını çalıştıran başarılı şirketler olduğunu vurguluyor.

Yazıyı okuyunca Tanrılar Okulu’nda   -okuyanlar hatırlar okumayanlara tavsiye ederim-bir bölümde finansal devler ve bireyler arasındaki bağlantının anlatıldığı bir bölüm aklıma düştü. Diyor ki;  Bireyler ve onların etkin iradeleri olmadan ne kar veya gelişim, ne de iş ve ya zenginlik vardır. Kendilerine inanan ve cesur bireyler yeryüzünün tuzudur. Onlar olmasa büyük politik imparatorluklar ve mali servetler dağılıp yok olurlar.

Dünyada ki kuruluşlar erken ölüyorlar. Varlıkları giderek daha sallantılı bir hal alıyor ve ortalama ömürleri çok kısa sürelere düşene dek yavaş yavaş azalıyor. Ekonomik ve finansal devler bile uzun ömürlü olmuyorlar. Bunu görmek için sadece yirmi yıl önce ‘dünyadaki en büyük 500 şirket ‘ listesi içinde sayılıp da artık var olmayan yarısını düşünmek yeterli…

Şirketlerin erken yok oluşlarının tek ve gerçek nedenini bünyelerindeki bütünleşmiş insan eksikliği olduğu anlatıyor ve devam ediyor;  biri bile bilgi insan ve üretim araçlarından oluşan muazzam servetlerin yitirilmesini veya tüm uygarlıkların dağılmasını önlemeye yeterli olurdu…

Bireyler ve onların etkin iradeleri şirketlerin motoru, şirketler de ekonominin motorudur.

Kral yeryüzüdür ve yeryüzü kraldır. Bir organizasyonel piramit önderinin nefesine bağlıdır. Altın bir iplik onun görüntüsüyle kişisel yazgısını organizasyonunkine ve adamlarınınkine bağlar. Eski krallarda olduğu gibi onun bedensel durumu, kendi ekonomisiyle özdeştir.

Çünkü kral yeryüzüdür ve yeryüzü kraldır.

Atatürk olmasaydı, Türkiye nerede olurdu?

Devletlerde, şirketlerde, organizasyonlarda bireyin ve onun iradesinin, gelişiminin, yetkinliğinin öneminin tekrar tekrar altını çiziyorum.

Loıs XIV tarihe kazınan ‘Devlet Ben ‘im’ deyişi gibi biz de kendi içimizde bulunduğumuz organizasyonun ‘ta kendimiz’ olduğunun farkına varmalıyız. Bu farkındalıkla hareket etmeliyiz.  Ben “Evimin kadını”, “İşimin Patronu”, “Blogumun Sahibi” …. Ben her ne olmak istiyorsam “O” yum ;)

Sevgiyle kalın

Elif KORAY

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail