admin Milliyet Yazarı Av.Suat YURDSEVEN ile Çalışma Yaşamı Hakkında Röportaj

Şub
2012
17

posted by on Çalışma Hayatı, Röportajlar

Gücümüz İnsan için uzun bir süredir bir takım yenilikler düşünürken röportaj için Milliyet yazarı Avukat Suat YURDSEVEN ile bağlantıya geçtim.

Kendisi bütün nezaketi ile iyi birşeyler yapmak isteyen herkese katkı sağlamak isterim diyerek davetimi kabul ettiğinde gerçekten çok mutlu oldum.

Suat bey yoğun iş temposu arasında zaman ayırdı ve sorularımızı cevapladı.Kendisine birkez daha tüm samimiyetimle buradan teşekkür ediyorum ve sözü daha fazla uzatmadan sizleri Suat YURDSEVEN ile yaptığımız röportajı okumaya davet ediyorum…

Öncelikle sizi tanıyalım. Kısaca kendinizden bahsederimsiniz?

1978 Lüleburgaz doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Kasım 1999 yılında mezun oldum. 19.04.2001 tarihinde de avukatlık ruhsatını alarak İstanbul Barosuna 25383 sicil numarası ile kaydoldum.2003 yılından itibaren İstanbul’da serbest olarak avukatlık mesleğini icra ediyorum.

İş kazası ve iş mağdurları derneği yönetim kurulu başkanısınız aynı zamanda. Dernek kuruluş amacınızdan ve faaliyetlerinizden   bahsederimsiniz?

Derneğimizin kuruluş amacı, ana tüzüğümüzde yazılı ancak kısaca bahsetmekte fayda olacağını düşünüyorum.

  • Çalışma hayatında olan ve İş Kanununa tabi olarak çalışanların haklarını öğretmek
  • İş kazasına uğramış kişilerin hukuksal ve manevi anlamda yanında olarak mağduriyetlerini bir nebze olsun gidermek,
  • Engelli haklarını iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında tanıtmak,  yaymak ve geliştirmek,
  • İşverenin nasıl bir avukatı varsa işçilerinde arkasında güvenebileceği avukat gibi savunacak, güvenilir kurumsal bir yapı oluşturmak ve bu durumu yazılı ve görsel basında yayarak Türkiye’de oluşan haksızlıklara karşı yasal çerçevelerde kalmak kaydı ile dur demek
  • Türkiye’de çalışma yaşamının kalitesini yükselterek çalışma barışını daha da ileriye götürmek amacıyla kurulmuştur.

Yukarıda amacımızı gerçekleştirmek için bir takım faaliyetlerimiz olsa da şahsen yeterli bulmuyorum. Öncelikle internet vasıtasıyla işçilerin haklarını öğreterek ve bireysel anlamda işçilere ücretsiz bilgi aktararak faydalı olduğumuzu düşünüyorum.

Verdiğimiz bilgiler sayesinde birçok insan haklarını öğrendiğini ve alın teri olan haklarına kolayca ulaşarak aldığını belirtmektedir.  İnsanlardan öncelikle isteğim şudur. Bize gönüllü olarak destek verip, bizimle gönüllü olarak çalışmalarımızı paylaşmalarını istiyorum. Hiç bir şey yapılmasa da her platformda bizi tanıtıp, facebook veya twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde yazılarımızın yayınlanmasının bile yeterli olacağını düşünmekteyim. Eğer bu röportajı okuyup bize ulaşırsanız çok sevineceğimi belirtmek isterim.

Birincisi,  Avrupa Birliği Fonlarından yararlanmak amacıyla proje yazabilecek birine ihtiyacımız bulunmaktadır.

İkincisi Derneğimiz adına dergi veya gazete çıkararak güncel olan iş kazaları ve işten çıkarılmalar ile ilgili konulara değinerek medya gücünü oluşturmak için genç gazeteci ve grafik tasarımcı arkadaşlara ihtiyacımız bulunmaktadır.

Üçüncüsü web sitemizi geliştirerek insanlara haklarını yazılı değil de görsel anlamda anlatarak yaymak için web uzmanı arkadaşlara ihtiyacımız vardır.  Unutmasınlar ki insanlık adına yapacakları her olumlu davranış,  onlara onlarca insan olarak geri dönecektir.

”Amacımız halk tabiri ile insanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmektir”

Çalışanlar en çok hangi sorunlarla size başvuruyor?

Çalışanların en çok sorduğu sorulara göre yazılarımızı hazırlıyoruz. Öncelikle insanlar sorun karşısında ne yapacağını ve nasıl hareket edeceğini bilmiyorlar. Hakkını bilmek ayrı olay, hakkını aramak ayrı olaydır. Biz de hak aramanın yöntemlerini insanlık adına göstermeye çalışıyoruz.

Amacımız, halk tabiri ile insanlara balık vermek yerine insanlara balık tutmayı öğretmektir. İşvereni hiçbir şekilde düşman olarak görmeden öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesini ve ancak aksi durumda hukuksal mücadeleyi insanlara tavsiye ediyoruz.

Soruya tekrar dönersek, maaş alamadığım takdirde ne yapmalıyım? İş kazası geçirince neler yapmalıyım ve ne gibi haklarım vardır? İşyerinde psikolojik baskı ve mobbing uygulanıyor ne yapmam lazım?  İstifa etmemi istiyorlar nasıl davranmam lazım?

Taşeron işçiler konusunda her yönden inanılmaz sorular geliyor ve ciddi problemler halen söz konusudur. İş sözleşmesi imzalatacaklar ne gibi maddeler var anlamıyorum? Teminat maksatlı boş senet imzalattılar ne yapmalıyım? Kıdem tazminatımı nasıl alabilirim? Fazla mesai yapıyorum ama ücretim ödenmiyor ne yapabilirim? Gibi sorularla sıkça karşılaşmaktayız.

İş yaşamında haksızlık gören çalışanlara haklarını aramaları konusunda neler söylemek istersiniz?

Çalışanların, haksızlığa uğradığını fark etmeleri için haklarını bilmeleri gerekmektedir. Çalışanlar, haklarını bilmezse her şekilde mağdur olacaktır. Bazıları mağduriyetin farkındadır kader deyip susacak,  bazıları ise “hakkımı kimseye yedirtmem” deyip mücadele edecektir.  Şimdi soruya gelecek olursak, insanlar haklarını biliyor farz edilerek ve haklarını aramaları konusunda insanlara neler önerirsiniz sorusuna öncelikle cevabım şudur.

1. Önerim; zamanında hareket etme ve hiçbir şekilde işverenin sözlü vaadine kanmayıp gerekli işlemleri yazılı olarak gecikmeksizin yapmak, yani susmamak.

Bu duruma örnek verecek olursak, insan kaynakları olarak çalışan bir personeli, vasıfsız işleri yapacak yere verilmesi durumda işçiye sözlü bildirim durumunda, işçinin durumu kabul etmediğini derhal karşı tarafa yazılı olarak noter kanalı ile bildirmesi hali. Bu hareketi yapan işçi, her zaman her yerde haklı çıkar.

2. Önerim; çalışanlar haklarını, sokakta eylem yapmak yerine bireysel olarak yasal çerçevede yani İş Mahkemesinde dava açarak aramalılar veya Çalışma Bakanlığına müracaat ederek sağlamalılar. Mahkemelerin uzun sürdüğü şikâyetleri maalesef halen devam etmektedir. Fakat çalışanlardan talepler arttıkça sorunların yavaş yavaş sona ereceğini düşünüyorum.

Davanın boyutuna göre dava süreleri değişkenlik gösterse de ortalama iş davaları ne kadar sürede sonuçlanıyor?

Ortalama dava süreci, 1 sene sürüyor. İşe iade davalarında kesinleşme şartı olduğundan Yargıtay’dan 1-1,5 sene içinde dosya gelmediğinden toplam süre 2-2,5 seneyi bulabiliyor. İş davaları yerine göre değişiklik arz etmektedir. İş yoğunluğu az olan ilçelerde daha kısa sürede de sonuçlanmaktadır.

Örnek verecek olursak, 2005 yılında Bakırköy ilçesinde 2 tane İş Mahkemesi varken 11 ayda bir veya 6 ayda bir duruşma veriliyordu. Bu durumda dava 4-5 duruşmada bittiği düşünüldüğünde 2,5-4 yıl sürede sonuçlanıyordu. Şimdi ise 2012 itibariyle 16 İş Mahkemesi var ve 2 Mahkeme iki hâkimli olarak dosyalarını yürütmektedir. Yargıtay’da da 2011 itibariyle yeni daire kurulmuştur. Zamanla bu yargılama süreci, mücadeleler arttıkça işçiler lehine iyileşmektedir.

Size ulaşan çalışanlar hukuki süreçte en çok nelerde tereddüt ediyorlar?

Öncelikle, Mahkemelerin uzun sürmesi nedeniyle insanlarda, alacağını geç alma veya hiç alamama korkusu bulunmaktadır. Avukatlara karşı güvensizlik söz konusu ve ayrıca işverenin her türlü oyunu oynayacağından insanlarda, onu hukuken yenemeyeceği düşüncesi hâkim.

En çok tereddütlerden birisi de dava masraflarıdır. Çalışanların, mücadele süresince nasıl geçineceğim, zorunlu ihtiyaçlarımı nasıl karşılayacağım tereddüdü bulunmaktadır. Ayrıca dava açma aşamasında işçilerde, tanık nasıl bulacağım korkusu hâkim olup işverenin her türlü tanığı getirip onu rahatlıkla yenebileceği korkusu sürekli ön plandadır.

Güncel birkaç konu hakkında da fikrinizi almak isterim. Kıdem tazminatınla ilgili düzenlemeler söz konusu. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemelerde açıklayıcı kesin olan bir mevzuat henüz belli değildir. Fakat kıdem tazminatı,  işsizlik fonu gibi bir düzenleme olacaktır. İşçilerin, kıdem tazminatı alacakları garanti olacağından dolayı bu açıdan olumlu bir durum gibi gözükse de işçilerin aleyhine olacak düzenlemelerin de daha fazla olacağını düşünüyorum.

Türkiye’de işçilerin yüzde 90’ı asgari ücret olduğu düşünüldüğünde kıdem tazminatı fonu yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ciddi sıkıntıların oluşacağını düşünüyorum.

Örneğin;  İşçi,  3.000 TL maaş alıyorsa hemen işverene “beni asgari ücretle göstermeyin” diyecek ve işverende, işçiyi gerçek ücretten SGK ya gösterecektir. Bu durumda ise kıdem tazminatı fonu sebebiyle SGK prim yükünün artması ayrıca gerçek ücretten dolayı prim miktarının artması nedeniyle işverene ciddi maliyetler doğacak ve işten çıkarılmalar artacaktır.

İşçilerin ilerde çıkacak kanundan önceki kıdem tazminatı hakları saklı olduğundan dolayı işverenler işçilerin haklarını ödeme konusunda işçilerle pazarlığa oturacaktır. İşverenin teklifini kabul ettikleri durumda işçilerin alacakları törpülenecek, işçiler gerçek alacaklarına ulaşamayacaklardır.

İşçilerin hakları zaman dilimi içerisinde yavaş yavaş elinden alındığı düşünülürse bu durumda kapitalizmde sosyal devletten uzaklaşma söz konusu olduğundan ”kaşıkla verip kepçe ile alma” olayına benzer olacağını tahmin ediyorum.

Son zamanlarda iş yerinde mobbing (Psikolojik Taciz) konusu oldukça gündemde. Bu konuda çalışanların başvuruları var mı ve hukuki boyutlarda çalışanların ne gibi hakları var?

Mobbing, Türkçe karşılığı ‘psikolojik taciz’ olarak adlandırılan bu olaylar giderek artmaktadır. Yasalarımızda yer almayan bu durum işçilerin açtığı davalarla uygulamaya ve doktrine girmiş bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 24/2 maddesinde değerlendirilen mobbing  “işverenin işçiye karşı uygulamış olduğu iyi niyet, dürüstlük ve ahlak kurallarına aykırı şekilde davranması” şeklinde nitelendirmektedir.

Ayrıca her psikolojik hareket veya taciz mobbing değildir. Dolayısıyla işçiye, en az haftada bir ve genelinde ise altı ay gibi bir zaman diliminde gerçekleşen taciz olayları meydana gelmesi gerekir şeklinde bir kanaat söz konusudur. Bu duruma maruz kalan işçiler,  yukarıda belirtilen maddeler uyarınca iş akdini tek taraflı haklı nedenle feshedebilirler.

Bu durumda ihbar süresi işlemeyeceği için işçi, ihbar tazminatı hariç tüm işçilik alacaklarını ve aynı zamanda mobbing nedeniyle manevi tazminat, işverenden talep edebilir.  Bu şartlarda işçi, öncelikle durumu belirtip noter kanalıyla bir ihtar çekmeli ve ilgili İş Mahkemesinde dava açmalıdır.

İşçiler için Çalışma Bakanlığı tarafından düzenlenmiş olan ALO 170 hattından manevi ve hukuksal destek alabilirler.

Röportajımızdan sonra okuyucularımız sizi takip etmek isterlerse nerden ulaşabilirler?

http://gundem.milliyet.com.tr den sürekli yazılarımı takip edebilirler. Ayrıca şimdilik statik olan Web sitemizde, aktif çalışmalarımız başlayacaktır. www.ismagdurlari.org adresinden herkes bizi takip edebilir. Ayrıca ismagdurlari@hotmail.com adresinden iletişime geçebilirler. Facebook üzerinden “ismagdurlari” sayfasını beğenebilir, www.twitter.com/suatyurdseven adresinden twitter üzerinden takip edebilirler.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Son olarak şunları söylemek istiyorum. Öncelikle insanlarımız,  her konuda özellikle işçi hakları konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Aksi durumda ise insanlarımız, bilgisizliklerinden dolayı, haklarının yenildiğinin bile farkında olamazlar.

Ayrıca insanlarımız hiçbir şekilde özeleştiri yapmıyorlar. Sürekli olarak dışarıya doğru  “ülkede ne doğru ki, zenginin adaleti var vs.” negatif şekilde yakınıp elini taşın altına koymayıp, başkalarından medet ummaktadırlar ve sürekli işveren düşmanlığı yaparak beslenmektedirler. Hâlbuki kimse yakınmayıp, önce herkes kendine baksa ve kendisine sorsa her şey daha kolay çözüme ulaşacaktır diye düşünüyorum.

“Ben haklarımı öğrenmek için ne yaptım? Ben haklarımın elinden alınmaması için ne gibi mücadele verdim? Susunca sorunlar çözüldü mü? İşverenin haksızlığına karşı, işçi dostumun maddi ve manevi yanında oldum mu? Bu gibi sorularla insanlarımız,  özeleştiri ile doğruya ulaşacağını, işverene düşmanlık beslemek yerine, işçilerin hukuksal ve demokratik mücadele ile bazı kazanımlara sahip olacağını düşünüyorum.

Toplumsal konularda insanlarımıza destek olan her türlü çalışmaları gönülden destek verirken, sizleri çalışmalarınızdan dolayı kutluyorum ve sonsuz teşekkürlerimi saygıyla sunuyorum.

Sevgiyle kalın…

 

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Tags: , , , ,

6 comments

  1. saime
  2. Emre Alkan
  3. bilginkaya.tel05549917078
  4. bilginkaya.tel05549917078
  5. yunus bolat

Trackback e pingback

No trackback or pingback available for this article