E. A. Samimiyet Sizsiniz

Ara
2011
11

posted by on Çalışma Hayatı

    Geçenlerde Yeni Asır gazetesi İnsan kaynakları sayfası yazarlarından Ahmet Veli Olgundeniz ‘in geçmiş yazılarını okurken ilgimi çeken bir konu oldu.

    Ahmet Bey İzmir Genç İşadamları Derneği tarafından düzenlenen “Doğru İşe Doğru Eleman” konulu bir etkinlikte konuşma yapmak üzere davet ediliyor. Sunum tam bitmek üzereyken ön sıradaki izleyicilerden bir tanesi söz alıyor , “Söyledikleriniz doğru ancak günümüzde bilgiye ulaşım çok kolay. Adaylar görüşmelere bizlerden çok daha iyi hazırlanıp geliyor. Bazen hangi soruyu soracağımızı önceden kestirip mükemmel cevaplarla karşımıza çıkıyorlar. Bu durumda hangilerinin samimi hangilerinin de sırf işi kapmak için düzmece yanıtlar verdiğini nasıl anlayacağız?” şeklinde bir soru soruyor.

    İzleyici haklı sorusunda. Bir çoğumuzun işe alım sırasında yaşadığı sıkıntılardan biri diye düşünüyorum. Bazen seçtiğimiz adaylar bizi hayal kırıklığına uğratabiliyor. Oysa ki mülakat aşamasında sorduğumuz sorulara tam da istediğimiz gibi cevaplar vermişken…Bu konuyu biraz düşünüp araştırmaya başladım.

    İngiltere’de İK danışmanlık şirketi tarafından yapılan ankete göre işverenlerin yüzde 74’ü “bir personeli işe aldığınıza pişman oldunuz mu ?” sorusuna “evet” yanıtını vermiş. Yüzde 4’ü “hayır”, yüzde 22’si ise karasız olduğunu belirtmiş. Alınan personelin işe başladıktan sonra çoğu zaman beklenenden düşük performans gösterdiğini ortaya koyuyor anket. Tabi hal böyle olunca, gözler işe alım sürecine çevriliyor.

    İşe alım sürecinde etkin mülakat yapmak gerçekten çok önemli.

     Ahmet Bey izleyicinin sorusunu şu şekilde yanıtlıyor; “Aday sizin sorularınıza önceden hazırlanmış olabilir ancak söylediklerini beden dilinin de tasdik ediyor olması gerekir. Beden dili kendiliğinden gelişir ve kontrol etmesi çok zordur hatta imkansızdır. Çok çok çalışıp elinize kolunuza hükmetseniz bile göz bebeklerinize hükmedemezsiniz.İşte bu yüzden İK’cılar sözsüz iletişim eğitimi almalı diyorum, mutlaka.”

     Bende bu konu üzerine aldığım eğitimlerden edindiğim bilgileri kısaca sizlerle de paylaşmak istiyorum:

Adayın söylediklerinin yanı sıra söylemediklerini de gözlemlemeyiz.

    Kişilerle yüz yüze iletişimde beden dilinin çok önemli bir rolü vardır. Bu ilişkiler içerisinde hiçbir söz etmesek bedenimiz konuşur.

       Adayların seslerinin tonu, ritmi, yükselip alçalması, monotonluğu, tanısı gibi duyguları aksettiren ve çoğu kez sözlerin anlamına ışık tutan sözsüz iletişimin öğeleridir. Ses tonu yalan söylerken ya da korkumuzu saklarken bizi ele vereceği gibi, söylediklerimizi doğrulayan bir tanıklıkta yapabilir.

    Susmak, iletişimde değişik iletileri ya da yanıtları yansıtır. Bunların doğru anlamını belirlemede, iletişim ortamı, iletişimdeki bireylerin özellikleri, yüz yüze iletişimin durumunda yüz ifadeleri, mimikler, beden hareketleri ve jestler de yardımcı olur.

    Kişiler arası iletişimde giyimin önemi büyüktür. Yerine, zamanına uymayan giyim çok değerli nice sözün üstün körü dinlenmesine ve yanlı olarak algılanmasına neden olur.

    Sonuç olarak adayın samimiyetini daha iyi anlamak için sözsüz iletişimi bilmekte fayda var.

Elif KORAY

FacebookTwitterGoogle+LinkedIntumblrEmail

Tags: , ,